Turgut Cansever ve Henri Lefebvre'in mekan felsefeleri üzerine sorgulama: Yaşanan mimari ve yaşanan mekan
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NURNİSA TÜRKOĞLU
Danışman: Senem Kaymaz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:"Turgut Cansever ve Henri Lefebvre'in Mekân Felsefeleri Üzerine Sorgulama: Yaşanan Mimari ve Yaşanan Mekân" başlıklı bu tez Turgut Cansever ve Henri Lefebvre'in mekân üzerine düşüncelerini inceleme, bu iki düşünürün yaklaşımlarının benzer kavram kümeleri etrafında mekânsal analizlerini yapma amacını taşımaktadır. Bir başka ifadeyle, farklı kültür ve ideolojileri benimsemiş bu iki kişinin mekân konusu ile ilgili söylemlerinin anlam boyutunda sorgulanmasıdır. İlk olarak literatür çalışması çerçevesinde mimar Turgut Cansever'in hayatına, yazılı eserlerine, hakkında yapılmış çalışmalara değinilirken mimari projelerine yer verilmektedir. Benzer şekilde, bu bölümde farklı bir kültür çerçevesinde yaşamış olan sosyal bilimci Henri Lefebvre'in hayatı ve yazılı eserleri incelenmektedir. İkinci bölümde Turgut Cansever'in mimarlığının anlamsal çerçevesini oluşturan, mekânı-mimariyi tanımlayan kavramlar, onun söylemleri üzerinden işleniyorken diğer taraftan Henri Lefebvre'in düşünsel evreninin temelini oluşturan felsefi yaklaşımları mekân çerçevesinde, üçlü mekân okuması bağlamında irdelenmektedir. Üçüncü bölümde, bahsi geçen kişilerin söylemleri mekân başlığı çatısında onları "yaşanan mimari" ve "yaşanan mekân" yaklaşımları ile benzer bir kavram dünyasında buluşturduğundan mekâna dair tutumlarının, birbirlerinin felsefi kümesine dâhil edilerek incelenmesi söz konusudur. Lefebvre'in mekân üzerine geliştirdiği evrenden doğan "yaşanan mekân" söylemi çerçevesinde Cansever'in mimari evreninde karşılık xii bulan "yaşanan mimari" çıkarımının hangi noktalarda nasıl bir kesişmeye uğradığı sorgulanmıştır. Bu sorgulamada öncelikle "şehir" kavramı üzerinden ilerleyerek, Cansever ve Lefebvre'in söylemlerinin taşıdığı benzerliklerin Cansever'in şehir örneklemeleri çerçevesinde ele alınması yöntemiyle iki düşünürün ifadelerinin karşılaştırılarak ortaya konulduğu bir değerlendirme söz konusudur. Bu değerlendirme Cansever ve Lefebvre'in mekân felsefelerinde anlamsal açıdan benzerlik taşıyan "topografya", "bedensellik", "toplumsallık" ve "tarihsellik" alt kavramlarından faydalanılarak "yaşanan mimari" ve "yaşanan mekân" söylemleri, Cansever'in şehir örnekleri üzerinden okunmuştur. Lefebvre'in evreninde "yaşanan mekân" varoluş olarak canlılığı, hareketliliği ile sürekli dönüşerek ve dönüştürerek üreten ve üretilen olması durumundadır. Mekânın en temelde insan ve bedenle başlaması, bedendeki ritmik hareketlerin mekânının dinamizmini vurgulayarak şehrin dinamizminin mekânsal olarak var oluşunu açıklamaktadır. Benzer bir şekilde Cansever felsefesi incelendiğinde "yaşanan mimari" konusunun, mekânı kapsayan her şey olduğu ve mekânın oluşun, varlığın, eylemin meydana geldiği yer olduğu görülür. Varlığın delillerinin insan algısında olduğuna inanan yaklaşıma göre yaratılan her şeyi kendi iç yolculuğuna dâhil etmek, mekânı insan çerçevesinde sorgulamaktır. Bu yaklaşım ile hareket halindeki insanın her adımında görülen ve birbirine eklemlenen farklı şeylerin var olmasıyla şehri oluşturan farklı meydanlarla, köşelerle ve sokaklarla karşılaştığı görülür. Cansever felsefesine göre "yaşanan mimari" insanın etkileşim sağladığı, insan ürünü çevrenin bize sunduğu tüm bu kıvrım ve hareketlerin kendi var oluşları ile bir arada olmasına yönelik şehir kavramı etrafında incelenmektedir. Cansever'in şehir önerileriyle "yaşanan mimari" ve Lefebvre'in zihinsel söylem kümesinde yarattığı "yaşanan mekân"ın kesişimine yönelik benzerlikleri, "topografya", "bedensellik", "toplumsallık" ve "tarihsellik" çerçevesinde bir değerlendirme ile incelenmektedir. Çalışmanın bu bölümü için seçilmiş olan şehir önerileri şu şekilde sıralanır: Batıkent Yeni Şehir ve Konut Projesi (Ankara,1980), Sivas Kaleardı Mahallesi Projesi (Sivas, 1998) ve Ballıkuyumcu Toplu Konut Alanı Projesi (Ankara, 2001). Cansever'in şehir önerilerinin ardından, inşası tamamlanmış 6 farklı yapısı üzerinde "yaşanan mimari" ve "yaşanan mekân kavramlarının" buluşturması yapılmıştır. Bu buluşturmada çalışmayı somutlaştırabilmek adına yapıların "topografya", "bedensellik", "toplumsallık" ve "tarihsellik" kavramları çerçevesinde incelenmesi söz konusudur. Cansever'in seçilmiş olan 6 yapısı birbirinden farklı işlevde ve inşası tamamlanmış yapılar olup şu şekilde sıralanır: "Türk Tarih Kurumu" (Ankara, 1951-1967), "Karatepe Açık Hava Müzesi" (Adana, 1954-1961), "Ertegün Evi Restorasyonu" (Muğla, 1971-1973), "Demir Tatil Köyü" (Muğla, 1983) ve "Sualtı Arkeoloji Enstitüsü" (Muğla, 1983), "Karakaş Camisi Projesi" (Antalya, 1992-2003). Cansever ve Lefebvre'in söylemleri üzerinden üretilen bu alt kavramlar her bir proje için ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Böylelikle Turgut Cansever ve Henri Lefebvre'in mekân üzerine geliştirdikleri felsefi birikimin kapsamlıca birarada okuması sağlanmıştır. Çalışmanın son bölümünde Turgut Cansever ve Henri Lefebvre'in dünyanın farklı yerlerinde yaşayarak farklı kültürleri benimsemiş iki önemli 20.yy. mimarı ve sosyal bilimcisi olmalarına değinilmiştir. Barındırdıkları farklılıklar gözönünde bulundurulunca; xiii kültür, inanç, tarihsel koşulları değerlendirme ve bireysel duyarlılıkları çerçevesinde ürettikleri mekân ve mimariye ilişkin tüm söylemlerin, ayrı ayrı bütüncül bir yaklaşım biçimi taşıdığı saptanmıştır. Cansever ve Lefebvre'in yaklaşımlarıyla mekânsal ifadede belirgin olarak öne çıkan "yaşanan mimari" ve "yaşanan mekân" söylemleri irdelendiğinde, mekânın var oluşsal olarak canlı, dinamik olup sürekliliği ile anlamsal boyutta benzer bir arka plana dayandığı görülmektedir. Mekân üzerine geliştirdikleri benzer tavırın irdelenişi, Cansever'in şehir önerileri ve inşası tamamlanmış yapıları üzerinden devam ettirildiğinde, "topografya", "bedensellik", "toplumsallık" ve "tarihsellik" alt kavramlarından, Cansever ve Lefebvre'in düşünce ve mekân konularındaki çok yönlü ilişkilerinde ortak bir zeminde buluşturulan araştırma ürünü yaratabilmek için faydalanıldığı söylenilebilir.