GYPSOPHILA ERIOCALYX İÇEREN FİTOTERAPÖTİK NANOPARTİKÜLLERİN HAZIRLANMASI VE OSTEOPOROZ ÜZERİNE ETKİSİNİN IN VITRO VE IN SILICO YÖNTEMLERLE DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Kimya-Metalurji Fakültesi, Biyomühendislik Böl., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Sibel Özer
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Yasemin Kılınç
Eş Danışman: Serda Kecel Gündüz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Osteoporoz, osteoklastogenez sebebiyle kemik kütlesinde yaşanan azalma ile kemikteki dokunun ve mikro-mimarinin bozulmasıdır. Kemiklerin gücünü kaybetmesi ve direncinin azalması sonucunda yaşanacak basit bir darbe kemik kırıklarına sebep olur. Osteoporoz tedavileri kemik yıkımından sorumlu hücrelerin aktivitelerini azaltmaya yönelik anti-rezorptif ilaçlar ve anabolik ajanların kullanımı ile sınırlıdır. Klinik olarak kullanılan bu ilaçların çoğu sistemik olarak uygulanır ve bu da iskelet dışı dokularda yan etkilere neden olabilir. Bu tür dezavantajları ortadan kaldırmak için araştırmalar, yenilikçi ve alternatif tedaviler oluşturmak amacıyla nanoformülasyonlara yönelmiştir. Osteoporoz tedavi süreçlerini iyileştirmek ve olası yan etkileri önlemek için yenilikçi yaklaşımlardan birisi de tıbbi bitki içerikli kontrollü ilaç salım sistemlerinin geliştirilmesidir. Tıbbi bitkiler, ilaç geliştirilmesinde doğrudan kullanılabilecek zengin içerik kaynakları olarak kabul edilirler. Bu bağlamda Türkiye'de tanımlanmış 35 cinsi bulunan Caryophyllaceae (Karanfilgiller) familyası türleri de potansiyel tıbbi bitkilerdir. Bu familyanın 3. büyük cinsine ait olan Gypsophila eriocalyx Boiss. endemik türü, içerdiği fitokimyasallar sebebiyle, kimyasal kullanımının yanı sıra tıbbi amaçlı kullanıma da elverişlidir. Gypsophila türleri saponin içerikleri ile bilinirler ve saponinler antioksidan, anti-tümör, antimikrobiyal, antienflamatuvar gibi çeşitli aktiviteler gösterirler. Bunlara ek olarak saponinlerin anti-osteoporoz etkinlikleri de literatürdeki çeşitli saponin içerikli nanopartikül çalışmalarıyla ortaya konulmuştur. Osteoporozda geleneksel tedavilerin olumsuz etkilerini önlemek amacıyla bitkisel içerikli nanopartiküllerin geliştirilmesi, sistemik toksisiteyi azaltması ve terapötik etkinliği iyileştirmesi sebebiyle alternatif bir tedavi yöntemidir. Bu doğrultuda çalışma kapsamında, Gypsophila eriocalyx yüklü kitosan nanopartikülleri sentezlenmiş ve çeşitli spektroskopik (UV-Vis Spektroskopisi, Dinamik Işık Saçılması Spektroskopisi ve Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi) yöntemler ile karakterizasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Gypsophila eriocalyx yüklü kitosan nanopartiküllerinin sitotoksik etkisinin olup olmadığı, L929 hücre hattında MTT testi ile değerlendirilmiştir. Osteojenik proliferasyon analizleri, insan kemik iliği kök hücreleri (hBMC) üzerinde MTT testi ile gerçekleştirilmiştir. Son olarak, Gypsophila eriocalyx yüklü kitosan nanopartiküllerinin moleküler seviyede anti-osteoporoz etkinliği, moleküler yerleştirme ve moleküler dinamik simülasyon yöntemleri aracılığıyla incelenerek ortaya konulmuştur. Elde edilen in vitro ve in silico sonuçlar doğrultusunda Gypsophila eriocalyx'in anti-osteoporotik etkisinin olduğu ve tedavi süreçlerinde takviye olarak kullanılabileceği kanaatine varılmıştır.