KULAK KEMİKÇİKLERİNİN TİTREŞİMİNİ ALGILAYAN ALGILAYICININ YÜKLEME ETKİSİNİN ANALİZİ VE ALGILAYICI VERİLERİNİN ANLAMLAŞTIRILMASI


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Fakültesi, Elektronik Ve Hab.Müh.Böl, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ahmet Günsu ÖZSÖNMEZ

Danışman: Serkan Kurt

Özet:

Bu çalışma, sensorinöral işitme kaybı ve koklear implantlar üzerine odaklanmakta olup, koklear implantlarda mevcut mikrofonlara alternatif bir sensör tasarımı önermektedir. Sensorinöral işitme kaybı, iç kulağın veya işitme siniri boyunca ortaya çıkan anatomik veya fizyolojik sorunlardan kaynaklanan bir işitme bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Bu tür işitme kaybı, genetik faktörler, çeşitli hastalıklar, yüksek ses düzeyine maruz kalma, travma ve çevresel etmenler gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir.

Koklear implantlar, sensorinöral işitme kaybını yönetmek için kullanılan invaziv cihazlardır ve klasik işitme cihazlarından farklı bir çalışma prensibine sahiptir. Bu implantlar, dış ortam seslerini işleyip iç kulaktaki işitme sinirlerini uyaran cihazlardır, ancak, bu yöntemler bazı dezavantajları beraberinde getirir; bu dezavantajlar arasında yüksek maliyet, cerrahi riskler, işitme sonrası adaptasyon zorlukları ve psikolojik problemler yer almaktadır.

Bu tez çalışması, koklear implantlarda mevcut mikrofonlara alternatif bir sensör tasarımı üzerine odaklanmaktadır. Geliştirilen sensörlü sistem endüktif algılayıcıları içermekte olup, tamamen implante edilebilir bir metodolojiyi sunmayı amaçlamaktadır. Bu metodolojinin potansiyelini kanıtlamak ve kulak frekans tepkisine olan etkisini tahmin etmek, çalışmanın temel hedeflerindendir.

Deney sonuçları, oluşturulan sensörün potansiyelini açığa çıkarmış ve mikrofon yerine kullanılabilecek bir alternatif olarak değerlendirilmiştir. Sensör baskı devre tasarımı, indüktör ve endüktif algılayıcı kullanılarak geliştirilmiştir. Bu çalışma, indüktif sensör çıkış verisinin algılanan indüktör uzaklığı ile değişebileceğini ve bu sayede vibrasyon (titreşim) algılanabileceğini göstermektedir.

Önerilen sensör tasarımının avantajları arasında, tamamen kulak içine yerleştirilebilmesi, hastalara psikolojik ve fiziksel avantajlar sunabilmesi ve dış kulağın filtre özelliklerinden faydalanabilmesi bulunmaktadır. Bu çalışma, koklear implant teknolojilerinde yeni bir perspektif sunarak, mevcut mikrofon yerine daha etkili ve konforlu bir sensör tasarımı geliştirmeyi amaçlamaktadır.