CENGİZ BEKTAŞ'IN GELENEKSEL KONUT ESKİZLERİ ÜZERİNDEN MİMARLIĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KAAN ÇORBACI
Danışman: Nur Urfalıoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez, Cengiz Bektaş'ın Türkiye'nin farklı yerleşmelerinde geleneksel konut dokusuna ilişkin ürettiği eskizleri, mimarın konuta ve sokak dokusuna bakışını görünür kılan seçici temsiller olarak ele almaktadır. Çalışma, geleneksel konut okumasını yalnızca tipolojik sınıflandırmalar üzerinden değil; eskizin seçiciliğiyle öne çıkan kütle, silüet, cephe hareketleri ve ayrıntı vurguları üzerinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede Bektaş'ın konut dokusunu eskizlerinde nasıl yeniden kurduğu, farklı yerleşmeler arasında hangi mekânsal ve mimari bileşenlerin süreklilik gösterdiği ve bu gözlemlerin mimarın konut ve konaklama işlevli yapıları ile hangi düzeylerde ilişkilendirilebileceği incelenmiştir. Tezin kapsamı, 1975–1990 yılları arasında Akşehir, Kuşadası, Tirilye, Antalya Kaleiçi ve Kaş, Odunpazarı, Kuzguncuk, Şirince, Şirinköy ve Kula yerleşimlerinden seçilen toplam otuz sekiz konut ve sokak eskizi ile sınırlandırılmıştır. İnceleme yöntemi; eskizlerin katalog birimlerine dönüştürülmesi, güncel durum fotoğraflarıyla eşleştirilmesi ve eskizlerde tekrarlayan mimari ögelerin işaretlenmesi adımlarına dayanmaktadır. Cumba/çıkma, eliböğründe, kat silmesi, hatıl, saçak, pencere oranları ve ritmi, kapı düzeni ve ışıklık, kemerli açıklıklar, korkuluk ve süsleme gibi bileşenler sayısal tarama için tablolaştırılmış; ayrıca nitel okuma ile yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular, Bektaş'ın farklı dönemlerde tasarladığı öne çıkan konut ve konaklama işlevli yapılarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular, eskizlerde kaydedilen geleneksel ögelerin ilgili yapılara doğrudan aktarılmadığını; buna karşın çıkma, çatı ve saçak çizgisinin silüet kurucu rolü, cephe hareketleri ve açıklık ritmi gibi bileşenlerde belirgin bir ilkesel süreklilik bulunduğunu göstermektedir. Ayrıntı ölçeğinde ise taşıyıcı ve süsleme ögelerinde seçici bir sadeleşme izlenmiş; geleneksel mirasın motif aktarımı yerine oran duyarlılığı, kütle–boşluk ilişkisi, malzeme geçişleri ile ışık ve gölge etkisi üzerinden çağdaş bir dile dönüştürüldüğü saptanmıştır. Eskiz ile güncel fotoğraf eşleştirmeleri, cephe yenilemeleri, açıklık oranı değişimleri, zemin kat kullanım dönüşümleri ve sokak donatıları gibi katmanları görünür kılarken; parsel ölçeği, sokak genişliği, cephe hareketleri ve saçak çizgisi gibi kurucu kararların birçok örnekte süreklilik taşıdığını ortaya koymuştur. Bu yönüyle tez, eskizleri hem mimari tavrın süreklilik ve dönüşümünü izlemeye yarayan analitik belgeler, hem de geleneksel dokunun zamansal değişimini okumaya imkân veren bir karşılaştırma aracı olarak ele almaktadır.