Kristal imge ve estetik bir deneyim olarak süre
Tezin Türü: Sanatta Yeterlik
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat ve Tasarım, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE MERVE GÜÇ
Danışman: Burak Boyraz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı çağdaş sanat pratiği araştırmalarındaki zaman temelli gelişmelere Bergsoncu anlayışla bir ivme kazandırmak; zaman kristali sürecini estetik bir deneyim olarak ortaya çıkaran bellek yaklaşımları önermektir. Tez, felsefi açıdan 20. Yüzyıl Fransız filozoflarından Henri Bergson'un saf süre teorisini ve zorunlu bir istasyon olarak Gilles Deleuze'ün sinematografisini takip eder. Bergson'un çok katmanlı, eklemli ve birbiri içinde iletken olan eserlerinde olduğu gibi, bu tez çalışması rizomatik ve girift dağılım özellikleri gösterir. Bergson'un anlayışı kıvrım gibi ilerler ve kıvrıma sahip pek çok şey için sonsuzluktan söz edilebilir. Bu sebeple tezin yöntemi, Bergson külliyatını ödünç alarak tekrarlı ve örüntülü biçimde ilerlemektedir. Tez içinde farklı yeğinliklere sahip saf süreyi şimdiki anda ortaya çıkarmak için, zamanın sürekliliğindeki aralıkları estetik deneyim içinde yakalamanın, göstergeler sistemi olarak duygulamı aralığa kaydırmanın ve mekân sorunsalının dışına çıkmak için onu aşmanın gerekliliklerinden söz edilir. Saf sürenin, kristalin içinden tekrar okunabilir/ görünebilir olma durumlarını göstermek için mekânın sınırlarının belirsizleşmesi ve edimselin virtüel ile dengelenme meselelerinin önemi izlenir. Estetik deneyimin koşulu olarak süre fikrinin hareketine önemle dikkat çekilir. Saf sürenin mekânda, estetik bir zeminde ve özellikle hareket içinde gerçekleşme potansiyeli, şimdiki anın kristal imgesi olarak tartışılır. Tezde özetle, mekânda heterojen süre deneyimi yaratma koşullarıyla ilgilenilir. Bergson'un temsil eleştirisini, imkânsız, gösterilemez ve tanımlanamaz kavramlarını sanat pratiği ile görünür kılmaya çalışmak ve fiziksel dünyaya modelleyebilmek bu araştırma için Bergsoncu dönüşün önemli bir parçası olarak görülür.