Amoksisilinin Farklı Matrikslerde Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi Sistemi İle Düşük Seviyelerde Tayini
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, KİMYA MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Tuğçe UNUTKAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Seyfullah Keyf
Eş Danışman: Sezgin Bakırdere
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezde, amoksisilin ilaç etken maddesinin tayini için HPLC-UV sisteminde analitik bir metod geliştirilmiştir. Sistemin değişken tüm parametreleri optimize edilerek analitin düşük seviyelerde tayin edilmesine yönelik deneysel çalışmalar yapılmıştır. Optimizasyon sonrasında amoksisilin tayininin Phenomenex Nucleosil C18 kolonunda 0.80 mL min-1 akış hızında %15 metanol-%85 fosfat tamponundan (pH 8.5) oluşan hareketli fazın kullanılması ile 230 nm dalga boyunda yapılmasına karar verilmiştir. Amoksisilin için sistem analitik performansı tespiti yapılmış, 0.5-1000 mg L-1 aralığında hazırlanan standartlar ile yapılan tayinler sonucunda pik alanı için LOD değeri 0.016 mg L-1, LOQ değeri 0.052 mg L-1 ve korelasyon katsayısı (R2) değeri 1.0000 olarak bulunmuştur. İlk çalışmada hazırlanan 100 mg L-1 standart amoksisilin 30 gün için 3'er günlük periyotlarla analiz edilmek koşuluyla oda koşulu (25°C), buzdolabı (4°C) ve derin donduruya (-28°C) konularak zaman içerisindeki davranışları incelenmiştir. Amoksisilin oda koşulunda 12 günde bozunurken, buzdolabı ve derin dondurucuda bozunmadığı tespit edilmiştir. Piyasada bol tüketimi olan Marka A (süspansiyon), Marka B (süspansiyon), Marka C (tablet) ve Marka D (tablet) ilaçlarının yapılarında bulunan amoksisilinin kalitatif ve kantitatif tayini amacı ile analiz edilmiştir. Amoksisilinin mide ortamındaki davranışının tespiti amacı ile yapılan çalışmada, mide ortamı hazırlandıktan sonra Marka D antibiyotiğinden bir adet tablet yapay mide sıvısına atılmıştır. 0. ve 240. dakika arasında her yarım saatte bir numune alınarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre zamanla amoksisilin pik alanı ve yüksekliği azalırken, yaklaşık 3. dakikada başka bir pik oluştuğu, bu pikin alan ve yüksekliğinin zaman içerisinde arttığı gözlenmiştir. Geliştirilen analitik yöntemin atıksu örneklerinde bulunan amoksisilinin tayininde kullanılabilirliğini tespit etmek amacı ile çalışmalar yapılmıştır. Bu amaçla atıksu örneği filtreden geçirilip optimum şartlar altında HPLC sisteminde analiz edilmiş ve örneğin amoksisilin içermediği görülmüştür. Örneğe 10 mg L-1 derişim elde edecek şekilde stok çözeltiden amoksisilin spike edilmiş elde edilen verilerden amoksisilinin atıksudan geri kazanım veriminin %97 olduğu bulunmuştur. Amoksisilin için yapılan biyoerişilebilirlik çalışması için ise dört farklı bitki (marul, kıvırcık, nane, kereviz) topraksız tarım ile yetiştirilmiştir. Bitkilerin yetişmesi için gerekli besinler amoksisilin çözeltisinde hazırlanmıştır. Çözeltilerden ilk gün, 6. gün ve 12. günlerde alınan numunelerin analizleri sonucunda amoksisilinin zamanla matriks kaynaklı olarak bozunduğu tespit edilmiştir.