Kalsiyum oksalat kristallerinin oluşumunda pH, BSA, üre ve bitkisel ekstraktların etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, KİMYA MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENİSE GÖKÇE PARLAK YILMAZ

Danışman: Özlem DOĞAN AYDENİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kalsiyum oksalatın kristal büyümesinin ve inhibisyonunun anlaşılması, hem biyomineralizasyon hem de endüstride istenmeyen kabuk oluşumu açısından ilgi konusu olmuştur. Pek çok çalışma, bitkilerin farklı kalsiyum oksalat formlarının oluşumunu nasıl kontrol edebileceğini ve böbrek taşı gibi hastalıkların nasıl önlenebileceğini göstermiştir. Böbrek taşı oluşumunda beslenme alışkanlığı ve çevresel faktörlerin önemli olduğu, az sıvı tüketimi, aşırı terleme ve yüksek oranda hayvansal protein tüketiminin böbrek taşı oluşumuna neden olabileceği bilinmektedir. Literatürde böbrek taşlarının büyük bir kısmını oluşturan kalsiyum oksalat kristallerinin oluşumuna çözelti pH'ının, proteinin ve çeşitli bitkisel ekstraktların etkisinin incelendiği çalışmalar vardır. Bu çalışmada, kalsiyum oksalat kristallerinin büyüme kinetiği ve morfolojisi üzerine, çözelti pH'ı, protein (sığır serum albümini, BSA) konsantrasyonu ve üre konsantrasyonu parametrelerinin etkileri Box-Behnken deneysel tasarım yöntemi kullanılarak araştırılmış ve süreç optimize edilmiştir. ANOVA analizine göre ürenin kristalizasyon hızına etkisi lineer terimlerde anlamlıdır. Çözelti pH'ı ve BSA xvii konsantrasyonu tek başına kristal oluşum hızına önemli bir etki göstermemiş, ancak ikili etkileşim terimlerinde etkili olmuşlardır. Optimizasyon işlemi ile minimum kristal oluşum hızına (8,752 μS/cm.dk), kristalizasyon çözeltisinin pH'ı 4,023, çözeltide BSA konsantrasyonu 0,220 mg/L ve üre konsantrasyonu 0,014 mg/L olduğunda ulaşılabileceği belirlenmiştir. Elde edilen kalsiyum oksalat kristallerinin karakterizasyon analizi sonucunda çözelti pH'ının, BSA'nın ve ürenin kristal morfolojisini etkilemediği görülmüştür. Ayrıca ülkemizde bol miktarda yetiştirilen ve toplam polifenol içeriği yüksek bitki (gül ve zeytin yaprağı) ekstraktlarının katkı maddesi olarak kullanıldığı deneylerde, bitki ekstraktlarının kristallerin oluşum hızını etkilediği, ancak kristal morfolojisinde bir değişikliğe neden olmadığı görülmüştür.