Kadın Çevirmenlerin Edebiyatımızdaki Dişil İzlerini Sürmek: Çeviri Tarihimizde Seniha (Rauf) Sami Moralı


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Batı Dilleri ve Edebiyatı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SAFİYE GÜL AVCI SOLMAZ

Danışman: Ayşe Banu Karadağ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, Türk kültür ve edebiyat dizgesinde önemli roller üstlenmiş, ancak çeviri tarihinde yeterince temsil edilmemiş kadın çevirmenlerden Seniha (Rauf) Sami Moralı'yı merkezine almaktadır. Çevirmeni, homojen bir topluluğun üyesi olarak değil, kendi (öz)yaşam öyküsü ve bireysel özelliklerinin temelinde ele alan ve çevirmenin içinde bulunduğu bağlam içerisindeki eyleyiciliğini vurgulayan çevirmen araştırmalarından hareketle (Kaindl, 2021, s. 10-2), tez çalışmasında arşive dayalı mikrotarih yönteminden (Atefmehr & Farahzad, 2022) yararlanılmakta ve kapsamlı bir araştırma sürecinin sonucunda elde edilen birincil ve ikincil kaynakların ışığında, Seniha Hanım'ın çevirmen kimliğinin, bulunduğu sosyokültürel ve politik bağlam içerisinde konumlandırılıp tanımlanması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, tezde öncelikle Seniha Hanım'ın yaşamı ve ailesiyle ilgili ayrıntılara yer verilmektedir. Bir sonraki aşamada ise, Seniha Hanım'ın çevirmenlik, yazarlık, müzecilik ve Osmanlı-Türk kadın hareketi temsilciliği rollerinden oluşan "çoklu yaşamları" (Meylaerts, 2013) ayrı başlıklarda irdelenmekte ve böylelikle çevirmen rolü ile diğer rolleri arasındaki etkileşimler sorgulanmaktadır. Seniha Hanım'ın hem çeviri hem de kadın tarihlerinin kesişiminde faaliyetler yürütmüş olmasından hareketle, tez çalışmasında aynı zamanda disiplinlerarası bir bakış açısı benimsenmektedir. Benimsenen bu bakış açısıyla, hem Osmanlı-Türk kadın hareketinin tarihi, çeviribilimin "yeniden yazım" (Lefevere, 1992; 2014/1985) ve "öz-çeviri" (Grutman, 2009) kavramları ışığında (yeniden) okunmakta hem de Seniha Hanım'ın günümüze daha çok "ilk kadın müzeci/arkeolog" olarak taşınmış olmasının nedeni ilgili dönemin toplumsal cinsiyet politikaları bağlamında sorgulanmaktadır. Tezde ortaya konan tüm veriler ve değerlendirmelerin sonucunda, Seniha Hanım'ın yeni Türk kimliğinin inşa edildiği erken Cumhuriyet Dönemi'nde "çok yaşamlarının" tümünde 'milli romantik' bir duruş benimseyerek, geleceğinin temellerini geçmiş kökleri üzerine inşa eden bir Türk kimliği tasavvur ettiği ortaya konmaktadır.