Post Fotoğraf ve Senografi Uygulamaları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Ve Tasarım Anasanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİLGE ŞAHİNTÜRK

Danışman: Burcu Böcekler

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Senografi, (Scenography) Yunanca Skēnē, sahne veya sahne inşası Grapho, tanımlamak sözcüklerinin birleşiminden meydana gelmektedir. Sahneleme tarihine bakıldığında senografi, sahne dekorlarının tasarımı ve fiziki ortamların yaratılması olarak tanımlanırken günümüze gelindiğinde fiziksel, metinsel ve düşünsel ortamının bir sentezi olarak tanımlanmaktadır. Sahneleme, performans, ortam yaratımı ve bir anlatı kurması bağlamında genişleyerek pek çok anlam kazanmıştır. Senografik sahne yaratımında unsurlar sırasıyla; mekân, metin, model ve dekor, ışık ve renk, kostüm, saç ve makyajdır. Bu unsurlar yaratılacak ortamın temelidir. Fotoğraf senografinin barındırdığı süreçleri kullanarak yeni bir fotoğrafik dil ortaya koymaktadır. 1990'lı yıllarda ortaya çıkan 'sahnelenmiş fotoğraf' türü bu duruma verilebilecek en iyi örneklerden biridir. Post-fotoğraf döneminde teknolojinin gelişimiyle beraber çok yönlü yeni yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Bu dönemde karşımıza çıkan kurgusal fotoğraflar senografinin yöntemlerinden yararlanmaktadır. Sanatçılar, eserlerini senografik bir anlatı üzerinden inşa etmeye başlarken bu anlatının gerektirdiği, set tasarımı, metinsel arka planı ve sunuş şekli önem kazanmıştır. Bu tez çalışmasının amacı; fotoğraf ile senografinin barındırdığı ortak bir anlatı dili araştırmaktır. Bu tez çalışması fotoğrafın eylem ile olan ilişkisini sorgulamakta ve sahneleme ile olan ilişkisine yanıt aramaktadır. Bu tez çalışmasında, senografi ile fotoğraf ilişkisi; sahneleme, performans, mekân/atmosfer yaratımı ve anlatı kurma yöntemlerini kullanan çağdaş fotoğraf sanatçılarının örnekleri üzerinden incelenmiştir. Bu tez çalışmasının sonucunda, çağdaş fotoğraf sanatçılarının eserlerini oluşturmadan önce kurguladıkları düşünsel, metinsel ve fiziksel aşamalar ile çekim sonrasında gerçekleştirdikleri düzenlemelerin senografinin alanına dâhil olduğu ortaya konmuştur. Bu anlatı biçimi, yeni bir fotoğrafik dil oluşturarak sanatçılara farklı bir bakış açısı sunmaktadır. Post-fotoğraf döneminde fotoğrafik dilin çeşitlenmesi, yöntem ve teknik düzeyde senografiden beslenmektedir. Sanatçılar; setler, tiyatro oyunları, sergileme biçimleri, referans verilen imgeler ve çeşitli teknolojiler aracılığıyla kurgusal bir dünya inşa ederek bu süreci yönetmektedir. Bir yönetmen gibi çalışan sanatçılar, tüm bu aşamaları kavramsallaştırarak eserlerini üretmektedir. Bu bağlamda, bu tezde senografi kavramı, anlatı üzerinden inşa edilen bir fotoğrafik dil olarak tanımlanmıştır.