Mimarlık stüdyosunda öğretim yöntemleri ve medyanın etkililiği: Bilişsel yük kuramı ve yapılandırmacı öğrenme perspektifinden bir analiz
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇETİN TÜKER
Danışman: Togan Tong
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu doktora çalışması, farklı öğretim yaklaşımları ve medya araçlarının acemi düzeydeki mimarlık öğrencilerinin öğretim ve tasarım süreçlerinde deneyimledikleri bilişsel yük ve temel bilgileri tasarım pratiğine aktarma becerileri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, iki ayrı deneysel araştırma gerçekleştirilmiştir. İlk çalışmada, mimarlık stüdyosu süreçlerinde sıklıkla uygulanan ve öğrencinin gerekli bilgiye kendi çabasıyla ulaşmasını esas alan yapılandırmacı bir yaklaşım olan bilgi arama süreci, bilişsel yükü azaltmayı amaçlayan doğrudan öğretim yöntemiyle karşılaştırılmıştır. İkinci çalışmada ise doğrudan öğretim yöntemi sabit tutulmuş, bilgiyi aktarmak için kullanılan iki farklı medya aracı — slayt sunumları ve sürükleyici sanal gerçeklik ortamları — kıyaslanmıştır. Her iki çalışmada da karşılaştırmalar, öğrencilerin edindikleri temel bilgileri tasarım süreçlerine aktarma düzeyleri ile öğretim ve tasarım oturumları boyunca deneyimledikleri bilişsel yük ölçütleri üzerinden yapılmıştır. Bulgular, kontrol gruplu deneysel tasarımlar çerçevesinde elde edilmiştir. Acemi düzeydeki öğrencilere 'mimarlıkta insan ölçeği' konusunu öğretmek amacıyla yürütülen deneysel çalışmalar, doğrudan öğretimin öğrencilerin öğrendikleri bilgileri tasarımlarına aktarma düzeyini, bilgi arama süreci yaklaşımlarına kıyasla anlamlı oranda artırabildiğini göstermiştir. Bunun yanı sıra, doğrudan öğretim yönteminin tasarım sürecindeki bilişsel yükü önemli ölçüde azalttığı ve bu durumun insan bilişsel mimarisi ve bilgi işleme kuramıyla tutarlılık gösterdiği gözlenmiştir. Ancak, tasarımların nihai kalite puanlarında gruplar arasında anlamlı bir farklılık saptanmaması, öğrencilerin henüz yeterli problem çözme deneyimi ve bağlamsal örnekleri değerlendirecek uzmanlığa sahip olmayışıyla açıklanmıştır. Bu sonuçlar, stüdyo eğitiminde sıklıkla benimsenen yapılandırmacı stratejilerin yanı sıra, özellikle acemi öğrenciler için doğrudan öğretimin de etkili bir seçenek olduğunu vurgulamaktadır. İkinci olarak, 'ölçek ve insan ölçeği' kavramlarını öğretmede sürükleyici sanal gerçeklik ve slayt sunumlarının kıyaslandığı bir başka çalışma yürütülmüştür. Bu çalışma öğretim içerikleri ve yöntemleri eş tutulduğunda, medyanın öğrenme çıktıları üzerinde fark yaratmadığını doğrulamıştır. Sanal gerçekliğin sürükleyici niteliğinin 'yenilik etkisi' nedeniyle bir motivasyon artışı sağladığı görülmüştür. Ancak bu etkinin tasarım uygulamalarında uzun vadede devam etmeyeceği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, elde edilen bulgular bütüncül olarak değerlendirildiğinde, mimarlık stüdyosu eğitiminde tek bir öğretim yaklaşımına dayalı sabit bir model yerine, öğrencilerin ön bilgi düzeyi, deneyim birikimi ve bilişsel ihtiyaçları doğrultusunda uyarlanabilen; farklı öğretim kuramlarını kuramsal tutarlılık içerisinde bir araya getiren bir sistematik eklektisizm yaklaşımının, öğrenmenin kalıcılığına ve niteliğine anlamlı katkılar sağlayabileceği öngörülmüş ve bu doğrultuda önerilerde bulunulmuştur.