GRAD SYMPOSIUM’25 Mühendislikte Sürdürülebilir Çözümler, İstanbul, Türkiye, 15 Mayıs 2025, ss.1-4, (Tam Metin Bildiri)
Kırsal ve yarı kentleşmiş bölgelerde çevresel faktörler (su ve toprak) ile insan arasındaki etkileşimler kaçınılmazdır. Bu nedenle, bu çevresel faktörlerin mikrobiyal bileşenleri hakkındaki bilgi, halk sağlığına yönelik potansiyel riski anlamanın anahtarıdır (Afolayan ve Ayeni 2020). Su ortamı virüsler, bakteriler, siyanobakteriler, algler, mantarlar ve protozoalar gibi çeşitli mikroorganizmalar içerir. Bu nedenle, suyun mikrobiyolojik kalitesini izlemek gerekir. Sorun esas olarak bize içme suyu sağlaması amaçlanan kaynaklarla ilgilidir (Zamorsk vd. 2023). Atatürk Baraj Gölü Adıyaman ve Şanlıurfa illeri için içme-kullanma suyu kaynağıdır. Bu çalışmada Atatürk Baraj Gölü’nün 4 farklı noktasından alınan su numunesi örneklerinin fizikokimyasal analizi ve mikrobiyal biyoçeşitliliğinin geleneksel kültür yöntemi ile ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu noktalar, Adıyaman Samsat ilçesi içme suyu arıtım tesisine kaynaklık eden boru sisteminin geçtiği yerden alınan “arıtım öncesi su numunesi”, tesisin içinden alınan “arıtım sonrası su numunesi”, Adıyaman-Şanlıurfa göl sınırından alınan “baraj ortası su numunesi” ve çevresinde tarım arazilerinin ve köy yerleşiminin bulunduğu “Göltarla Köyü çevresi numunesi” olarak noktalar belirlenmiştir. Fizikokimyasal analizde alüminyum, nitrit, demir, nitrat, toplam alkalinite, bağlı klor, serbest klor, amonyum, bakır, toplam sertlik parametrelerine bakılmış olup tümü Adıyaman Halk Sağlığı Laboratuvarı kimya biriminde Lovibond spektrofotometre cihazının değer aralıklarında çıkmıştır. Mikrobiyal biyoçeşitlilikte Esherichia coli ve diğer koliform bakteriler, Enterococcus sp., Pseudomonas aeruginosa, Clostridium perfringens bakterileri yine Adıyaman Halk Sağlığı Laboratuvarı mikrobiyoloji biriminde kültüre alınıp farklı numune noktalarında farklı üremeler gerçekleşmiştir. Bu bağlamda E. coli ve diğer koliform bakterileri yönünden arıtım öncesi ve Göltarla Köyü numunelerinde fazlaca üreme meydana gelip arıtım sonrasında sıfır üreme ve baraj ortasında nispeten çok az miktarda üreme mevcuttur. Enterococcus sp. bakteri yönünden arıtım öncesi ve Göltarla Köyü numunelerinde üremeler meydana gelip arıtım sonrası ve baraj ortasında hiç koloni görülmemiştir. C. perfringens bakterisi için aynı noktalarda şüpheli koloniler görülüp doğrulamaya alındığında bu bakteri türü olmadığı anlaşılmıştır. P. aeruginosa bakterisi yönünden ise arıtım sonrası numune noktası hariç diğer noktalarda şüpheli koloniler görülüp doğrulamaya alındığında yalnızca Göltarla Köyü pozitiflik vermiştir. İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğe göre içme ve kullanma sularında hiçbir zaman E. coli, diğer koliform bakteriler, Enterococcus sp, C. perfringens, P. aeruginosa bulunmamalıdır.
In rural and semi-urbanized areas, interactions between environmental factors (water and soil) and humans are inevitable. Therefore, knowledge about the microbial components of these environmental factors is key to understanding the potential risk to public health (Afolayan and Ayeni 2020). The aquatic environment contains various microorganisms such as viruses, bacteria, cyanobacteria, algae, fungi, and protozoa. Therefore, it is necessary to monitor the microbiological quality of water. The problem mainly concerns sources intended to provide us with drinking water (Zamorsk et al. 2023). Atatürk Dam Lake is a source of drinking and utility water for the provinces of Adıyaman and Şanlıurfa. This study aimed to perform physicochemical analysis of water samples taken from four different points of Atatürk Dam Lake and to reveal its microbial biodiversity using the traditional culture method. These points are: “pre-treatment water sample” taken from the location where the pipeline system supplying the Adıyaman Samsat district drinking water treatment plant passes through, “post-treatment water sample” taken from inside the plant, a “mid-reservoir water sample” taken from the Adıyaman-Şanlıurfa lake border, and a “sample from the vicinity of Göltarla Village” where agricultural lands and village settlements are located. In the physicochemical analysis, parameters such as aluminum, nitrite, iron, nitrate, total alkalinity, combined chlorine, free chlorine, ammonium, copper, and total hardness were examined, and all results fell within the range of values measured by the Lovibond spectrophotometer at the Adıyaman Public Health Laboratory's chemistry unit. In terms of microbial biodiversity, Escherichia coli and other coliform bacteria, Enterococcus sp., Pseudomonas aeruginosa, and Clostridium perfringens bacteria were cultured at the Adıyaman Public Health Laboratory microbiology unit, and different growths occurred at different sampling points. In this context, excessive growth occurred in the pre-treatment and Göltarla Village samples in terms of E. coli and other coliform bacteria, while there was zero growth after treatment and relatively little growth in the middle of the dam. Regarding Enterococcus sp. bacteria, growths occurred in the pre-treatment and Göltarla Village samples, while no colonies were observed after treatment and in the middle of the dam. Suspicious colonies were observed at the same points for C. perfringens bacteria, but upon verification, it was determined that this bacterial species was not present. As for P. aeruginosa bacteria, suspicious colonies were observed at all points except the post-treatment sample point, but upon verification, only Göltarla Village tested positive. According to the Regulation on Water for Human Consumption, drinking and utility water should never contain E. coli, other coliform bacteria, Enterococcus sp, C. perfringens, or P. aeruginosa.