Dört Unsur: Toprak


Creative Commons License

Taşdelen V.

Temrin, ss.3-7, 2010 (Hakemsiz Dergi)

  • Basım Tarihi: 2010
  • Dergi Adı: Temrin
  • Sayfa Sayısı: ss.3-7

Özet

Hangi felsefe, din ve inanışta olursa olsun, insanın varlık yapısında bir ikilik görülmüştür hep. Bunu ruh ve beden ikiliği olarak ifade edebiliriz. Bedenin faniliği, ruhun ölümsüzlüğü fikri, tarih boyunca insanla birlikte olmuştur. Bedensel fanilik karşısında ruhsal ebedilik düşüncesi, insan varoluşunu desteklemiş, onun için güçlü bir destek olmuştur. İnsan, beden olarak, toprağa yakındır, toprakla iç içedir: topraktandır, topraktadır, toprağadır. Onun bu hallerinde fanilik vardır; ölümsüzlük ve tanrısallık yoktur. Fanilik vardır, acı ve ıstırap da vardır. Yeryüzünün hazları ve umutları da vardır. Bu, bir varoluş biçimidir. Ruhsal öğe açısından bakıldığında ise insanın Tanrı’ya yakınlığı söz konusudur. İnsan, ruhu, sonsuzluğun atomu olarak sonlu varlığının içinde taşır. Onunla insan olur, onunla değer üretir, onunla yaşadığı dünyayı insani bir dünya haline getirir.

Toprakla insan doğası arasında kurulan ilgi, yalnızca fiziksel bir ilgi değildir; insan, huy ve mizaç olarak da toprakla benzeşim gösterir. Toprakla insan doğası arsında kurulan koşutluk, birbirinden farklı, hatta karşıt anlamlara göndermede bulunur. Kimi zaman, katışıksız olana, saf ve yalın olana işaret eder. “Toprak gibi” derken, eğretileme, insandaki iyi mizacı, yumuşaklığı, insancıllığı, özveriyi, güvenirliği, merhameti, şefkati, alçak gönüllülüğü, kısaca “ana” sözcüğünün tüm sıcaklığını ve kuşatıcılığını ifade eder. Ama faniliğe yaptığı gönderme ile de dünyanın düzensizliğini,  kararsızlığını, istikrarsızlığını, gelip geçiciliğini vurgular. Toprağın bir başka anlam katmanında beden öne çıkar. Hazza, tenselliğe, dünyasallığa, şehvete, üretkenliğe, canlılığa işaret eder. Toprak zemindir, “ana madde”dir. Özümüzde toprak vardır. Bu yüzden toprağı özler, toprağa dönmek isteriz. Toprak bizi dinginleştirir. Toprağa kavuşmak, anneye kavuşmak gibidir. Toprakla uğraşırken doğa ile bütünleşiriz, doğanın bir parçası oluruz, aslımıza döneriz. Toprak hayattır, canlılıktır, doğurganlıktır, üretkenliktir. Toprak kandır, ettir, candır. İnsan olabilmemizin ve insan olarak kalabilmemizin koşuludur.