Soyut Ad Yapımı Bağlamında Karahanlı Türkçesi Kur’an Tercümesi (TİEM 73) Hakkında Bir İnceleme
Turcology research (Online), sa.86, ss.326-336, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 86
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.62425/turcology.1656463
- Dergi Adı: Turcology research (Online)
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.326-336
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Yıldız Teknik Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu makalede Karahanlı dönemi satır-arası Kur’an Tercümesinde (TİEM 73) tespit edilen, sahasında ilk ve tek örnek olduğu düşünülen yeni türetilmiş soyut adlar semantik ve morfolojik olarak incelenecektir. Eski Türk literatüründe yeni bir kültür dairesi içinde ortaya çıkan ve sağladığı dil malzemesi bakımından büyük önem taşıyan ilk Kur’an tercümelerinin leksik incelemesi, dönemin çevirmenlerinin “yaşayan dilin” imkânları dâhilinde yeni sözcüklerin tercümesine nasıl yaklaştıklarına ve tercüme problemlerine nasıl çözümler ürettiklerine dair önemli ipuçları sunması bakımından dikkate değerdir. Karahanlı dönemi Kur’an tercümeleri Kur’an-ı Kerim’in Farsçaya ilk tercümelerinde olduğu gibi satır-arası çeviri yöntemi ile meydana getirilmiştir. Bu tercüme metinlerde her bir Arapça sözcük tek bir Türkçe sözcük ile karşılandığından sözcükler Arapçanın sentaks özelliklerini taşır, dolayısıyla bu metinlerde tercüme edilen dilin sentaks özellikleri göz ardı edilmiş olur; bu açıdan bu metinler Türk dili araştırmaları açısından daha çok morfolojik ve leksikolojik açılardan önem taşır. Çalışmada, daha önce TİEM 73 üzerine yapılan araştırmaların dizinleri incelenmiş; elde edilen sözcükler, Eski Türkçe metinlerde ve Karahanlı dönemi Kur’an tercümelerinde yer alıp almamaları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacı TİEM 73’te “yeni” veya “ilk kez” üretilen soyut adların semantik ve morfolojik incelemesi olduğundan makalenin malzemesini sınırlandırmak adına tespit edilen sözcüklerden 69’u makaleye dahil edilmiştir. Sözü edilen sınırlandırmadaki ölçüt, sözcüklerin Eski Türkçe metinlerde ve Karahanlı dönemi Kur’an tercümelerinin hiçbirinde aynı anlamda ve aynı morfolojik yapıyla yer almamasıdır. Elde edilen veriler incelendiğinde daha önce Sanskrit ve Çince dinî metinlerin tercümesinde Budizm’e veya Manihaizm’e ilişkin terimleri karşılamak için kullanılan sözcüklerin bu eserde yapım ekleri eklenerek İslami terimleri karşılayacak şekilde yer aldığı tespit edilmiştir. İlk kez bu eserde kaydedilen soyut adların yapımında en çok kullanılan ekin +lXk (20 sözcük) ve +lXg (10 sözcük) ekleri olduğu, Esmâü’l Hüsnâ’nın tercümesinde sıfat-fiil eklerinden yararlanıldığı görülmüştür.
This article examines newly derived abstract nouns identified in the interlinear Qur’ān translation of the Karakhanid period (TİEM 73), considered the first and only examples of their kind in the field, from semantic and morphological perspectives. The lexical analysis of the earliest Qur’an translations, which emerged within a new cultural sphere in Old Turkic literature and hold great significance in terms of the linguistic material they provide, is noteworthy in that it offers important insights into how the translators of the period approached the translation of new lexical items within the possibilities of the “living language” and how they developed solutions to the problems of translation. Like the earliest Persian translations of the Qur’ān, the Karakhanid Qur’ān translations were produced using an interlinear translation method. In these translations, each Arabic word is rendered with a single Turkic equivalent, reflecting the syntactic features of Arabic and thus neglecting the syntactic properties of the target language. Consequently, these texts hold significance for Turkic language studies primarily from morphological and lexicological perspectives. In this study, the indices of previous studies conducted on TİEM 73 were examined, and the lexical items obtained were evaluated with regard to whether they occur in Old Turkic texts and in Qur’an translations of the Karakhanid period. Since the study aims to conduct a semantic and morphological analysis of abstract nouns that are “newly” or “first-time” derived in TİEM 73, 69 words were included in the article to limit the scope of the material. The criterion for this limitation was that these words did not appear in any Old Turkic texts or Karakhanid period Quran translations with the same meaning and morphological structure. Upon examining the data, it was observed that words previously used in translating Sanskrit and Chinese religious texts to represent Buddhist or Manichaean terms were incorporated into this work with derivational suffixes to convey Islamic terminology. It was found that the most frequently used suffixes in the formation of abstract nouns recorded for the first time in this work were +lXk (20 words) and +lXg (10 words), and that participial suffixes were utilized in the translation of the Asmāʾ al-Ḥusnā.