Saz Musikisinin Pîri Tanburî Cemil Bey Dinî Musikinin Neresinde?


Creative Commons License

BALOĞLU B. Ş.

Geçmişten Günümüze Uluslararası Dinî Mûsikî Sempozyumu, Amasya, Türkiye, 3 - 04 Kasım 2017

  • Basıldığı Şehir: Amasya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye

Özet

Osmanlı insanı için 19. yüzyıl, evveliyatında yaşanan zor süreçlerin artık sona erdiği, rahatça nefes alınan bir dönem değildir. Gerek siyasî gerek içtimaî alanda yaşanan zorluklarla beraber devletin ihtişamlı günlerinin arkaik heyecanları da duyulur; bakılan zaviyeye göre yorumlanabilecek olan toplumun çözülüşü veya toparlanışının aynı anda yaşandığı bir dönemdir. Yine bu zaman diliminde Türk toplumunun ileriye dönük problemlerinin tamamıyla çözüldüğü de söylenemez. Kesin olarak söyleyebileceğimiz bir yargı ise son derece hızlı gerçekleşen değişimin varlığıdır. Karşılaştığı çeşitli badireleri aşmaya çalışırken bir tarafta sarığından vazgeçmeyen “uyumcu”, diğer tarafta istanbulin giyen “değişimci” farklı çevrelerin eski ve yeni pratikleriyle oluşturduğu kültürel birikim, bugünün zihin dünyasının oluşmasında da önemli rol oynar. Ortaylı'nın “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı” olarak adlandırdığı bu dönemde, sanatta ve edebiyatta yeni dinamikler ve bunun sonucunda yeni, geniş bir repertuar da bırakılmaktadır. 19. yüzyılda Dinî Türk Musikisi?nin, kendi kültürel kurumlarında en üretken devrini yaşadığı malumdur. Ancak burada ele alınan konu tekke veya cami gibi dinî kurumlarla organik bir bağı bulunmayan, dışarıdan bir müzisyen için dinî musikinin ne ifade ettiğidir. Başka bir ifadeyle dinî musikinin bu kurumlar dışında da varlık göstermesi düşünülebilir mi? En uzun yüzyılın çalkantıları arasında musiki sanatının özgür ruhlu ve duyarlı dehası Tanburî Cemil Bey'in hayat hikâyesindeki kimi detaylar, var olduğu dünyanın tinsel ilkelerini ve bu dönem insanının kültürel kodlarını çözümlemek adına önemli izler içerir. Cemil Bey örneklemiyle, 19. yüzyılda dinî musikinin yaşadığı gelişmelere farklı bir bakış, Tanzimat aydınındaki dinî eğilimler ve bunun musikiye yansıması bu tebliğin ana temasını oluşturacaktır.

For the Ottoman people, the 19th century is not a period in which the difficult processes that have taken place in the past have ended, and they are not easily breathed. Along with the difficulties in political and social life, the archaic excitement of the glorious days of the state is heard; It is a period in which the dissolution or recovery of the society, which can be interpreted according to the observed standpoint, is experienced at the same time. Again, it can not be said that the future problems of the Turkish society have been solved completely at that time. A judgment we can say for sure is the very existence of rapid change. While trying to transcend the various types of problems, "status quo supporter" who does not give up wearing fez on the one hand and "innovator" who wears redingot on the other; the cultural accumulation of old and new practices of different circles plays an important role in the formation of the present world of mind. In this period, which Ortaylı calls "The Longest Century Of The Empire," new dynamics in art and literature and, as a result, a new, wider repertoire are left. Religious Turkish music is in the most productive period in its own cultural institutions in 19th century. However, the issue addressed here is what religious music means for an outside musician who does not have an organic connection with religious institutions such as tekke or mosque. In other words, is it possible to think that religious music also existed outside these institutions? Among the turmoil of the longest century, genius of the Turkish music: "Tanburi Cemil Bey" who the free-spirited and courteous, some details of his life story contains important traces in order to analyze cultural codes of the people of that period and the fundamental principles of the world he belongs. In Tanburi Cemil Bey's example, a different look of the developments experienced by religious music in the 19. century, the religious tendencies in Tanzimat intellectuals and the music dimension of this understanding are the main theme of this paper.