Birinci Dünya Savaşı Sırasında İstanbul’da Enflasyon ve Etkileri


Creative Commons License

Doygun E.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE YİRMİNCİ YÜZYILA ETKİLERİ, Ankara, Turkey, 17 - 18 October 2019, no.622, pp.109-111

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.109-111

Abstract

Birinci Dünya Savaşı Sırasında İstanbul’da Enflasyon ve Etkileri

Ecem DOYGUN

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü

İlk küresel savaş, bütün ülkelerin tarihinde derin bir iz bıraktı. Bu çalışmada, Birinci Dünya Savaşı döneminde enflasyon ve enflasyonun İstanbul’daki etkileri arşiv kaynakları kullanılarak değerlendirilecektir. Çalışmanın amacı, 1914 ile 1918 yılları arasında İstanbul’daki gıda fiyatlarını ve bu süre içinde yükselen eflasyonun sabit gelir grubu ile olan ilişkisini incelemektir.

Birinci Dünya Savaşı’ndan önce uluslararası iş bölümüne dayanan bir ticaret ağı bulunmaktaydı. Bu ticaret ağının yaklaşık üçte ikisini sanayileşmesini tamamlayan Batı Avrupa Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri oluştururken, geri kalan kısmını ziraatın hâkim olduğu ülkeler oluşturmaktaydı.

19. yüzyılda yabancı devletlerle imzalanan serbest ticaret antlaşmaları, Avrupa devletlerine tanınan özel ayrıcalıklar, kapitülasyonlar ve Osmanlı maliyesinde yaşanan sürekli borçlanma, Osmanlı Devleti’ni iktisadi açıdan Avrupa’ya bağımlı hale getirmişti. Mali bir reforma gidilmediği gibi artan devlet harcamalarını finanse edecek gelir kaynakları da azalmaya başlamıştır. Kapitülasyonlarla ülke içinde yabancı şirketlerin ucuz üretimi yaygınlaşmış, yabancı sermaye karşısında yerli sermayenin oluşmasına fırsat kalmamıştır.

1908 yılında yönetimi ele alan İttihat ve Terakki Cemiyeti aydınları kapitalistleşme sürecinde hem fikir iken uygulanılacak iktisat politikasının serbest ticarete mi yoksa korumacı politikalara mı dayanması gerektiği hakkında farklı fikirlerdeydiler.

İktidarının ilk yıllarında siyasal ve ekonomik hayatta liberal bir görüşü temsil eden İttihat ve Terakki Cemiyeti, kısa süre içinde içe kapalı bir yapıya bürünmüştür. Yaşanan bu değişimde Balkan Savaşlarının ve ardından yaşanan Birinci Dünya Savaşı, milliyetçilik fikirlerinin yayılması, azınlıkların durumu, bağımsızlık hareketleri, dış ülkelerin yaptığı baskıların etkisi vardır. Yaşanan sosyal, siyasi ve iktisadi sıkıntılar II. Meşrutiyet’in ilanıyla hakim olan liberal görüşü yıpratmıştır. Özellikle Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti’nin iktisadi içe kapanmasını güçlendirmiş, serbest ekonomi politikaları yerine Alman tarihçi okulun etkisiyle “milli iktisat” diye adlandırılan iktisadi milliyetçiliğin hâkim olduğu yeni bir dönemi ortaya çıkarmıştır.

Milli iktisat politikalarının bu dönemde ön plana çıkmasında ve İttihat ve Terakki aydınları arasında popülerlik kazanmasında Birinci Dünya Savaşı’nın çok büyük bir etkisi vardır. Savaş uluslararası ticareti tahrip ederek imparatorluğu kendi iç kaynakları ile yaşamını devam ettirmeye sevk etmiştir.

İstanbul imparatorluk için bir tüketim şehriydi. İstanbul’un ihtiyacı olan buğday, tahıl gibi bir çok gıda ürünü yurtdışından ithal ediliyordu. Savaş koşullarında durma noktasına gelen dış ticaret, hammadde kıtlıkları ile darlıklar ülkeyi sıkıntılı bir sürece doğru sürüklemiştir. İstanbul'un iaşe ihtiyacı çevre şehirlerden karşılanmaya çalışılmasına rağmen talep yeterince karşılanamadı. Bu nedenle şehir sakinleri kıtlık ve kaos ile karşı karşıya kaldı.

Devletin özellikle askeri harcamaları savaşın başlamasıyla büyük ölçüde arttarken gelirler harcamaları karşılayamıyordu. V ergi gelirleri ile devlet harcamaları arasındaki fark, Osmanlı İmparatorluğu'nda 1913-1919 arasındaki altı yıllık dönemde önemli ölçüde artmıştır. Hükümet ordunun gıda ihtiyaçlarını sağlamak için el koyma yöntemini kullandı. İstanbulda iaşenin sağlanması ve dağıtımı büyük bir sorun haline geldi. Üretim erkek gücünün silah altına alınması ile düşerken tüketim her geçen gün arttı. Tüccarlar, fiyat seviyesinin gelecekte artacağı düşüncesiyle gıda ürünlerini piyasaya sürmekten kaçınarak istifçilik ve stokçuluk yapmışlardır. Savaş ekonomisi iktisadi hayatı alt üst ederek, arz ve talep arasındaki denge bozulmuştur. İstanbul, tarihin en büyük enflasyonundan biriyle karşı karşıya kaldı. Savaş boyunca özellikle gıda maddelerinin üretiminde düşüşlere rağmen sürekli artan talep, kıtlıklar yaşanmasına neden olmuştur. Gıda arzında yaşanan bu zorlukları çözmek adına yine milli iktisat politikaları doğrultusunda bir iaşe politikası sistemine geçilmiştir.

Literatürde 1914 ve 1918 yıllarını kapsayan dönem olarak adlandırılan milli iktisat döneminde, kapitülasyonların kaldırılmasından, gümrük vergilerinin himayeci olacak şekilde yeniden düzenlenmesine; dış ticaretle ilgili yeniliklerden millileştirme ve milli sermaye ile milli burjuvazinin oluşturulmasına kadar birçok alanda ekonomik, sosyal ve idari düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Fakat Milli iktisat politikalarının beklenilen başarıyı sağladığı ve sanayileşme yönünde etkin olduğunu söylemek ise güçtür.

Milli İktisat politikalarının başarısız olmasının nedenlerden birisi savaş döneminde, özellikle 1917 yılından sonra yaşanan kıtlık ve hayat pahalılığıdır. Yaşanan kıtlıklardan halk hükümeti sorumlu tutmuştur. Milli iktisat politikalarının başarısızlığının altında yatan en önemli neden ise, bizzat milli iktisat anlayışına geçilmesindeki en önemli neden de olan Birinci Dünya Savaşı ve onun doğurduğu şartlardır. Savaşın yol açtığı en önemli olumsuzluklardan biri savaşın nasıl finanse edileceği sorunuydu. Almanya savaşın finansmanını halkına borçlanarak, İngiltere ise vergilerle çözmeye çalışırken Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nı Evrak-ı nakdiyye yöntemini seçerek çözmeye çalışmıştır. Bu yöntem ile piyasaya sürekli para basılmış bu da beraberinde hiperenflasyonu doğurmuştur. Yaşanan bu enflasyon ortamından ilk etkilenen sabit gelirli kesim olmuş, savaş boyunca statüsünü kaybeden memur kesimi karikatürlerde dilenci olarak çizilmeye başlanmıştır.

Bu çalışmanın amacı, Birinci Dünya Savaşı döneminde enflasyon ve enflasyonun İstanbul’daki etkilerini dört kişiden oluşan bir ailenin ortalama geçim masrafları üzerinden incelemektir. Çalışmada ekmek, un, yağ, şeker, pirinç gibi temel gıda ürünleri, aydınlatma, ısınma ve konut giderleri ile giyecek fiyatlarındaki değişim 1914 ve 1921 yılları kıyaslanarak sabit gelir grubu ile olan ilişkisi incelenecektir.

Anahtar Kelimeler: Birinci Dünya Savaşı, İaşe, Enflasyon, İstanbul, Kıtlık, İttihat Terakki, Milli İktisat