The Necessity of Philosophy for Education


Taşdelen V.

Pegem A Yayıncılık, Ankara, 2019

  • Publication Type: Book / Research Book
  • Publication Date: 2019
  • Publisher: Pegem A Yayıncılık
  • City: Ankara
  • Yıldız Technical University Affiliated: Yes

Abstract

Eğitim uygulamaları için felsefenin değerini öne çıkaran yaklaşımlara göre, felsefe, eğitim faaliyetini el yordamıyla yapılan üstünkörü ve gelişigüzel bir etkinlik olmaktan çıkarır. Felsefe, eğitimin “gören gözü”, “idrak eden aklı” gibidir; bu gözle sorunlarını görür, bu gözle algılar ve çözüm yolları arar (Taşdelen, 2003). Amaçların tespitinden içeriğin tutarlı şekilde oluşturulmasına, eğitim politikalarından eğitim yönetimine, sorunların tartışılıp yeni perspektif ve yaklaşımların ortaya konulmasına değin felsefeden beklenen katkılar vardır. Şu bir gerçek ki, eğim bilimleri, programı, tasarımı, öğrenme ve gelişimi, öğrenim ve öğretim stratejileri ile bir bütün olarak belirli felsefelerden çıkışını alır; Batı kaynaklı her bir eğitim anlayışının temelinde yine bu kültür içinde mevcut olan felsefeler bulunur; eğitim teorileri, yeni eğitim yaklaşımları, belirli felsefeler çerçevesinde şekillenir. İdealizm, rasyonalizm, realizm, natüralizm, pragmatizm gibi felsefi anlayışlar, belirli eğitim felsefesi ve anlayışlarını ortaya çıkarmış, bu anlayışlara bağlı olarak belirli eğitim uygulamaları ve eğitim yaklaşımları söz konusu olmuştur. Eğitim psikolojisinden eğitim programlarına, öğretim ilke ve yöntemlerinden ölçme ve değerlendirmeye kadar, her eğitim anlayışı, kaynağını bir felsefede bulur; kendisini bir felsefi yaklaşım üzerine inşa eder. Batılı eğitim bilimciler, bu felsefeleri işleyerek yeni bakış açıları ve çözüm yolları ararlar; eğitim sorunları karşısında yeni teori ve öneriler sunarlar.

Hemen her alanda olduğu gibi: bilimde sanatta felsefe gerekli, ahlakta siyasette felsefe gerekli, teknoloji ve çevre sorunlarında felsefe gerekli, hatta daha da ileri gidip - Sokrates örneğinde olduğu gibi- yaşamak ve inanmak, sevmek ve mutlu olmak için felsefe gerekli derken, felsefecilerin bir meslek taassubu içine girdiklerini düşünmemek gerekir. İşte “Eğitim İçin Felsefenin Gerekliliği” başlığını taşıyan bu çalışmada, konuyu, yerli filozof, felsefeci ve eğitimcilerimizin değerlendirmeleri bağlamında ele almaya çalışacağız. Bize kılavuzluk edecek soruları şu şekilde sıralayabiliriz: Felsefe ve eğitim arasındaki ilişkinin doğası nedir? Yerli felsefeci ve eğitimcilerimizin felsefe ve eğitim ilişkisine dair görüleri nelerdir? Yerli bir eğitim felsefesi mümkün müdür? Yerli bir eğitim felsefesinin genel karakteri ne olabilir? Bu genel karakterin eğitimle ilişkisi nasıl kurulabilir? Çalışma boyunca bu sorulara cevap aranacaktır.