Türkçe Ders Kitaplarında Eş Anlamlılık: hayal etmek ve düşlemek Örneği
Orun, sa.2, ss.121-159, 2026 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.65552/orun.2026.2.006
- Dergi Adı: Orun
- Sayfa Sayıları: ss.121-159
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Yıldız Teknik Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Ana dili olarak Türkçe öğretimine yönelik ders kitaplarında kelimelerin eş anlamlı öğretilmesi yaygın bir uygulama olarak Türkçenin eğitim-öğretim sürecinde kendine yer bulmaktadır. Bununla beraber sözlük bilimi alanında yapılan araştırmalar ve söz varlığı alanında kelime öğretimi uygulamalarından elde edilen sonuçlar birden fazla kelimenin aynı anlamda öğretilmesinin aktif söz varlığına negatif yönlü etki edebileceğine işaret etmektedir. Bu sebeple araştırmada Özgün Yayınevine ait 7. sınıf Türkçe dersi kitabından seçilen hayal etmek–düşlemek kelime çifti fenomenolojik desende incelenmiştir. Veriler dil bilimi kriterlerine uygun olarak art zamanlı ve eş zamanlı kullanımların derlenmesi için kriterli örnekleme ile seçilmiş sözlük kayıtları yoluyla derlenmiştir. Söz konusu veriler NVivo 8 nitel veri analizi programında tematik analiz yoluyla çözümlenmiştir. Bulgular iki kelimenin zihinde canlandırma ve tasarlama gibi bazı anlam alanlarında kesiştiğini; ancak tam bir anlam özdeşliği göstermediğini ortaya koymuştur. Art zamanlı kayıtlarda “hayal etmek”in görüntü, gölge, yansıma, tayf ve kuruntu gibi daha geniş bir anlam çevresine sahip olduğu; “düşlemek” kelimesinin ise rüya ve uyku çekirdeği etrafında biçimlenen daha dar bir alandan geldiği görülmüştür. Eş zamanlı kayıtlarda “düşlemek” kelimesinin tasarlama ve gerçekleşmesi istenen şeyi kurma bakımından “hayal etmek”e yaklaştığı, buna rağmen iki kelimenin bütünüyle birleşmediği anlaşılmıştır. Bununla birlikte sonuçlar yalnızca ilgili iki kelimeye ilişkin incelemelerle sınırlıdır. Gelecek araştırmalarda ilgili farkların ölçme ve değerlendirme yoluyla test edilmesi faydalıdır. Ayrıca eş anlamlı görülen farklı kelime gruplarının benzer metotlarla çalışılması da sözlük biliminden kelime öğretimine geniş bir alanda öğretmenler, araştırmacılar ve politika yapıcılar için yol gösterici sonuçlar sunabilir. Son olarak ilgili kelime grubunun eş anlamlı biçimde öğretilmesinin müfredat ekseninde yeniden değerlendirilmesi aktif söz varlığının geliştirilmesi için yararlı olabilir.
Teaching words as synonyms in Turkish language textbooks designed for mother-tongue instruction is a widespread practice in the process of teaching and learning Turkish. However, findings from research on lexicography and vocabulary teaching practices indicate that teaching multiple words as having the same meaning may have a negative effect on active vocabulary. For this reason, the present study uses a phenomenological design to examine the word pair hayal etmek [to imagine] and düşlemek [to dream] as selected from the seventh-grade Turkish language textbook published by Özgün Publishing. The data have been compiled through dictionary entries selected by criterion sampling in order to gather diachronic and synchronic uses in accordance with linguistic criteria. The study conducts thematic analysis on these data using the qualitative data analysis software NVivo 8. The analyses identify categorical differences across the themes of time, function, and design. The findings show the two words to intersect in certain semantic areas (e.g., mental representation and envisioning) yet do not display full semantic identity. Diachronic records indicate hayal etmek to have a broader semantic range that includes image, shadow, reflection, apparition, and delusion, whereas düşlemek derives from a narrower core structured around dream and sleep. Synchronic records show düşlemek to have become closer to hayal etmek in meanings related to designing and imagining desired situations, but the two words have not yet fully merged. Nevertheless, the results are limited to examinations concerning only these two words. Future studies would benefit from testing these differences through measurement and evaluation. In addition, using similar methods to examine other word groups regarded as synonymous may provide guiding results for teachers, researchers, and policy makers across a broad area extending from lexicography to vocabulary teaching. Finally, reconsidering the teaching of this word pair as synonymous within the curriculum framework may be beneficial for developing an active vocabulary.