4. Uluslararası Ege Bilimsel Araştırmalar Kongresi, İzmir, Turkey, 23 - 25 January 2026, pp.341-348, (Full Text)
Dijital medya ortamlarının yaygınlaşmasıyla birlikte ideolojinin üretim, dolaşım ve yeniden
anlamlandırılma biçimleri önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Klasik ideoloji kuramları, ideolojiyi
çoğunlukla devlet, sınıf, medya ya da eğitim gibi kurumsal yapılar üzerinden açıklarken, dijital
çağda ideolojik işleyişin çok daha parçalı, hızlanmış ve görünmez biçimler aldığı
görülmektedir. Algoritmalar, platform mimarileri, görsel rejimler ve duygulanımsal kamular,
ideolojinin yalnızca düşünsel değil aynı zamanda duyusal ve deneyimsel bir düzlemde yeniden
üretildiğini göstermektedir. Bu çalışma, ideolojinin dijital çağda geçirdiği dönüşümü kuramsal
ve kavramsal bir çerçevede tartışmayı amaçlamaktadır. Althusser’in ideolojik aygıtlar
yaklaşımı, Gramsci’nin hegemonya kavramı, Žižek’in ideolojinin gündelik yaşamdaki
görünmezliği üzerine geliştirdiği tartışmalar ve Papacharissi’nin duygulanımsal kamular
yaklaşımı birlikte ele alınmaktadır. Çalışma, dijital ideolojinin artık yalnızca söylem düzeyinde
değil; algoritmik düzenleme, görsel temsil ve duygusal etkileşim üzerinden işlediğini ileri
sürmektedir. Bu bağlamda ideolojinin dijital çağda daha akışkan, katılımcı ve çoğu zaman fark
edilmeden içselleştirilen bir yapıya büründüğü savunulmaktadır.