Elif Şafak’ın Aşk Romanında Taassup-Tasavvuf Çatışması


Esendemir N.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, no.41, pp.153-166, 2018 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2018
  • Title of Journal : Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
  • Page Numbers: pp.153-166

Abstract

People living in society make it possible to live together and to continue their existence together by showing respect to other members of society. Respect forms the basis of human relations and opens doors to more advanced relationships. It is not possible to look for improvement, success, and peace in societies without respect. Therefore, the quality of life at every level of society depends on the existence of various dimensions of respect such as respect for differences, respect for new ideas and respect for a change. The novel "Love" published by Elif Şafak who is one of the most- read writers of Turkish literature in the last period, brought a great sales success and won the title of the bestselling book of the year. The author has constructed this work in the form of the internal and external novel, one of the possibilities of postmodern literary expression. The events in the inner roman pass in the city of Konya in the 13th century and the events between Şems and Mevlana are explained. In this study, the case of bigotry in the novel “Aşk” was examined and the conflict between fanaticism and Sufism was argued. As a result of the study, it has been found that this conflict has been devised through the use of persons and events, in which the concepts of tolerance and bigotry, which are frequently used from mystical elements, are frequently encountered. The concept of tolerance, which has sub-dimensions such as respecting differences, criticizing differences in other languages, granting life to other ideas and beliefs and not approaching people prejudiced, is presented as a solution.

Toplum hâlinde yaşayan insanlar, bu birlikte yaşama ve birlikte varlıklarını sürdürme süreçlerini, toplumun diğer fertlerine saygıya göstermek suretiyle mümkün kılarlar. Saygı, insani ilişkilerin temelini oluşturup daha gelişmiş münasebetlere kapı aralar. Saygıdan yoksun toplumlarda gelişim, başarı ve huzur aramak mümkün değildir. Bu yüzden toplumun her katmanındaki hayat kalitesi, farklılıklara saygı, fikirlere saygı, değişime saygı gibi saygının çeşitli boyutlarının varlığına bağlıdır. Son dönem Türk edebiyatının en çok okunan yazarlarından Elif Şafak’ın 2009 yılında yayımlanan “Aşk” adlı romanı, büyük ses getirerek ciddi bir satış başarısı getirmiş, yılın en çok satan kitabı unvanını kazanmıştır. Yazar, bu eserini, postmodern edebiyatın anlatım imkânlarından biri olan iç ve dış roman şeklinde kurgulamıştır. İç romanda olaylar, 13. Yüzyılda Konya şehrinde geçer, Şems ile Mevlana’nın arasındaki olaylar anlatılır. Bu çalışmada Aşk romanında yer alan taassup olgusu incelenmiş, taassup ve tasavvuf çatışması irdelenmiştir. Eserin incelenmesi sonucunda tasavvufi öğelerden sıkça yararlanıldığı, hoşgörü ve bağnazlık kavramlarının sık sık karşı karşıya getirildiği, kişiler ve olaylar aracılığıyla bu çatışma kurgulandığı tespit edilmiştir. Romanda bağnazlık eleştirilirken farklılıklara saygı, diğer düşünce ve inanışlara hayat hakkı tanıma, insanlara önyargılı yaklaşmama, gibi alt boyutlara sahip olan hoşgörü kavramı çözüm olarak sunulmaktadır.