The strategic importance of ecological networks in spatial planning processes
1st International Congress on Innovative Approaches in Natural and Applied Sciences, Erzurum, Türkiye, 20 - 22 Nisan 2026, ss.452-461, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Erzurum
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.452-461
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Yıldız Teknik Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Günümüzde hızla artan kentleşme, arazi kullanımındaki dönüşümler ve insan kaynaklı baskılar, doğal peyzajların parçalanmasına ve ekosistem süreçlerinin sürekliliğinin zayıflamasına neden olmaktadır. Bu durum, ekolojik sistemlerin yalnızca yapısal değil, aynı zamanda işlevsel bütünlüğünün de bozulmasına yol açmakta; sürdürülebilir mekânsal planlama yaklaşımlarının yeniden ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda ekolojik ağ yaklaşımı, doğal ve yarı doğal alanların birbirinden kopuk birimler yerine, çekirdek alanlar, ekolojik koridorlar ve geçiş zonları aracılığıyla birbirine bağlı dinamik bir sistem olarak değerlendirilmesini sağlayarak önemli bir kuramsal ve uygulamaya dönük çerçeve sunmaktadır. Bu bütünleşik yapı, peyzajın parçalanmış yapısını yeniden ilişkilendirerek ekolojik bağlantısallığın korunmasını ve güçlendirilmesini hedeflemektedir. Ekolojik ağlar, biyolojik çeşitliliğin korunmasının ötesinde, habitatlar arası etkileşimi destekleyen ve ekosistem süreçlerinin sürekliliğini sağlayan bir işlev üstlenmektedir. Türlerin hareketliliğini kolaylaştıran bu yapı, genetik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlarken, ekosistemlerin çevresel değişimlere karşı direnç ve uyum kapasitesini artırmaktadır. Aynı zamanda su döngüsünün düzenlenmesi, karbon depolama kapasitesinin artırılması, toprak koruma ve mikroklimatik dengenin sağlanması gibi temel ekosistem hizmetlerinin devamlılığını desteklemektedir. Bu çok katmanlı işlevler, ekolojik ağların yalnızca doğal sistemler açısından değil, insan yaşamını doğrudan etkileyen çevresel süreçler açısından da belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir. Kentsel ölçekte ele alındığında ekolojik ağlar, yeşil altyapı sistemleri ile bütünleşerek kent peyzajının yeniden kurgulanmasına katkı sunmaktadır. Açık ve yeşil alanların sürekliliği, kentsel ısı adası etkisinin azaltılması, hava kalitesinin iyileştirilmesi, yağmur suyu yönetiminin desteklenmesi ve rekreasyon olanaklarının artırılması gibi çok yönlü faydalar üretmektedir. Bu durum, kent ekolojisinin güçlenmesini sağlarken, insan-doğa etkileşimini destekleyen daha sağlıklı ve yaşanabilir mekânsal çevrelerin oluşmasına olanak tanımaktadır. Mekânsal planlama süreçleri açısından değerlendirildiğinde, ekolojik ağların dikkate alınması koruma-kullanma dengesi çerçevesinde daha bütüncül ve sürdürülebilir kararların geliştirilmesine katkı sağlamaktadır. Ekolojik eşiklerin, bağlantısallık ilişkilerinin ve hassas alanların planlama kararlarına entegre edilmesi, doğal sistemlerin sürekliliğini güvence altına
452
alan temel bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Dünya genelinde geliştirilen yaklaşımlar, ekolojik ağların farklı ölçeklerde planlama sistemlerine entegre edilebildiğini ve bu entegrasyonun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda mekânsal ve sosyo-ekonomik sürdürülebilirlik açısından da belirleyici bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda çalışma, ekolojik ağların mekânsal planlama süreçlerindeki stratejik rolünü ortaya koyarak, sürdürülebilir planlama yaklaşımlarına yönelik kavramsal ve stratejik bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir.