Small Interference Rna Temelli Kanser Tedavisinde İlaç Salım Stratejileri


Creative Commons License

ÜSTÜNDAĞ C. B. , Hacıoğlu A., Yeşil T. B.

19. ULUSLARARASI KATILIMLI ULUSAL BİYOTEKNOLOJİ KONGRESİ, Eskişehir, Türkiye, 01 Aralık 2017, ss.113

  • Basıldığı Şehir: Eskişehir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.113

Özet

Giriş

RNA interferans, çoğu ökaryotik hücrede bulunan özel bir düzenleyici mekanizmadır. RNAi mekanizmasının tıpta kullanılmaya başlanması, spesifik RNAi regülatörlerinin dizaynıyla mümkün olmuştur. Bu regülatörlerden biri de siRNA’dir. siRNA kanserli hücrelerde gen ekspresyonunu durdurma veya engelleme yönünden güçlü bir araçtır. Taşıyıcı sistemlerin hedefli bir şekilde kullanılması siRNA’lerin sağlıklı hücreleri etkilemesine engel olarak tedavide kritik bir rol oynar. Taşıyıcının nanoboyutta olması kanserli dokuya erişimi kolaylaştırır ve hedefe bağlanma ihtimalini arttırır. Lipid bazlı nanotaşıyıcılar, polimerik nanotaşıyıcılar, karbon bazlı nanotaşıyıcılar ve manyetik nanotaşıyıcılar, siRNA tedavisinde kullanılabilen nanotaşıyıcılardır.

Gereçler ve Yöntemler

Nanotaşıyıcılar siRNA’nın serum nükleaz enziminde degrede olmasını engellemek, siRNA’yı istenen dokuya ulaştırmak ve hedef hücrenin sitoplazmasına girişi sağlamasını kolaylaştıracak şekilde dizayn edilmelidir. Bu, taşıyıcıyı ligandlar vasıtasıyla hedeflemek yoluyla sağlanabilir. Nanoboyutta lipozomlar seçici geçirgen bir fosfolipid duvara sahiplerdir. Hidrofobik ve hidrofilik ilaçları aynı anda enkapsüle etmek için kullanılabilirler. Bu yüzden kombine tedavi taşıyıcısı olarak kullanılabilirler. Literatürde taşıyıcı olarak kulanılabilen polimerik nanomateryaller; misel, dendrimer ve nanokapsül şeklinde gözlemlenir. Karbon bazlı nanopartiküler ilaç salınımında genelde grafen levha, karbon nanotüp, fulleren çalışmaları daha revaçtadır. Nanoelmas çalışmaları kısıtlı olsa da mevcuttur. Manyetik nanoparçacıklar da siRNA çalışmalarında kullanılsa da bunların sitotoksik etkilerinin yüksek olması, bunu diğer taşıyıcılar arasında dezavantajlı kılar.

Bulgular

Tek ilaca dayanan kanser tedavilerinde, genellikle kısıtlı verimlilik, istenmeyen yan etkiler ve ilaç direnciyle karşılaşılır. Birden fazla ilaç içeren kombinasyonlar dezavantajları azaltan etkileri nedeniyle efektif kanser tedavisinde umut verici stratejilerdir. Malzeme biliminin gelişmesiyle, nanopartiküller kemoterapötik ilaçların ve siRNA'ların birlikte teslim edilmesi için en yaygın kullanılan platform haline gelmiştir.

Sonuç ve Tartışma

siRNA'ler kemoterapötik ilaçlarla kombine şekilde kullanılınca yan etkilerin azaldığı ve ilaç veriminin arttığı literatürde gözlemlenmiştir. Nanopartiküller, siRNA'ları ilaçlarla birlikte hedefli bir şekilde taşıyabilen en efektif taşıyıcılardandır. 

Giriş 

RNA interferans, çoğu ökaryotik hücrede bulunan özel bir düzenleyici mekanizmadır. RNAi mekanizmasının tıpta kullanılmaya başlanması, spesifik RNAi regülatörlerinin dizaynıyla mümkün olmuştur. Bu regülatörlerden biri de siRNA’dir. siRNA kanserli hücrelerde gen ekspresyonunu durdurma veya engelleme yönünden güçlü bir araçtır. Taşıyıcı sistemlerin hedefli bir şekilde kullanılması siRNA’lerin sağlıklı hücreleri etkilemesine engel olarak tedavide kritik bir rol oynar. Taşıyıcının nanoboyutta olması kanserli dokuya erişimi kolaylaştırır ve hedefe bağlanma ihtimalini arttırır. Lipid bazlı nanotaşıyıcılar, polimerik nanotaşıyıcılar, karbon bazlı nanotaşıyıcılar ve manyetik nanotaşıyıcılar, siRNA tedavisinde kullanılabilen nanotaşıyıcılardır. 

Gereçler ve Yöntemler 

Nanotaşıyıcılar siRNA’nın serum nükleaz enziminde degrede olmasını engellemek, siRNA’yı istenen dokuya ulaştırmak ve hedef hücrenin sitoplazmasına girişi sağlamasını kolaylaştıracak şekilde dizayn edilmelidir. Bu, taşıyıcıyı ligandlar vasıtasıyla hedeflemek yoluyla sağlanabilir. Nanoboyutta lipozomlar seçici geçirgen bir fosfolipid duvara sahiplerdir. Hidrofobik ve hidrofilik ilaçları aynı anda enkapsüle etmek için kullanılabilirler. Bu yüzden kombine tedavi taşıyıcısı olarak kullanılabilirler. Literatürde taşıyıcı olarak kulanılabilen polimerik nanomateryaller; misel, dendrimer ve nanokapsül şeklinde gözlemlenir. Karbon bazlı nanopartiküler ilaç salınımında genelde grafen levha, karbon nanotüp, fulleren çalışmaları daha revaçtadır. Nanoelmas çalışmaları kısıtlı olsa da mevcuttur. Manyetik nanoparçacıklar da siRNA çalışmalarında kullanılsa da bunların sitotoksik etkilerinin yüksek olması, bunu diğer taşıyıcılar arasında dezavantajlı kılar. 

Bulgular 

Tek ilaca dayanan kanser tedavilerinde, genellikle kısıtlı verimlilik, istenmeyen yan etkiler ve ilaç direnciyle karşılaşılır. Birden fazla ilaç içeren kombinasyonlar dezavantajları azaltan etkileri nedeniyle efektif kanser tedavisinde umut verici stratejilerdir. Malzeme biliminin gelişmesiyle, nanopartiküller kemoterapötik ilaçların ve siRNA'ların birlikte teslim edilmesi için en yaygın kullanılan platform haline gelmiştir. 

Sonuç ve Tartışma 

siRNA'ler kemoterapötik ilaçlarla kombine şekilde kullanılınca yan etkilerin azaldığı ve ilaç veriminin arttığı literatürde gözlemlenmiştir. Nanopartiküller, siRNA'ları ilaçlarla birlikte hedefli bir şekilde taşıyabilen en efektif taşıyıcılardandır.