Felsefe Yapmanın Yerli İmkanları


Creative Commons License

Taşdelen V.

Hece, ss.8-16, 2010 (Hakemsiz Dergi)

  • Basım Tarihi: 2010
  • Dergi Adı: Hece
  • Sayfa Sayısı: ss.8-16

Özet

Felsefe kendisini “gelenek” içinde üreten bir düşünce biçimidir. Gelenek dilsel, tarihsel, kültürel ve sanatsal bir bağlamdır. Her şeyden önce geçmişten gelen “deneyim”i, “birikim”i, dilsel kapasiteyi ifade eder. Bu özelliklerinden dolayı, gelenekten söz ettiğimiz her bir durumda, “yerlilik”ten  de söz etmiş oluruz. Felsefe açısından yerliliğin anlamı nedir? Dahası, doğasında “evrensellik” eğilimi bulunan bir etkinlik yerli olabilir mi? Yerlilik sözcüğü felsefenin, felsefi bilginin bütüncül, kavramsal ve teorik yapısına uygun mudur? Felsefe yerli olabilir mi? Bunlar, konu ile ilgili sorulması muhtemel sorulardır. Genel ve bütüncül bir bakış açısı ortaya koymak, “nedir” sorusunu sorarak özcü bir yönelim içine giren felsefi tutuma uygun düşmektedir. Bununla birlikte felsefe dilsel, tarihsel, kültürel açıdan, yerli bir ortamda doğar; diliyle kültürüyle, yaşam koşullarıyla, dünya algısıyla, inanış biçimleriyle, masalları ve mitolojisiyle yerli ortamın ürünüdür. Bu yerli ortam, onun evrensel duyarlığına, bütüncül yaklaşımına zarar vermez. Filozof yerel bir zeminde felsefesini üretir; bu şekilde yerli öğeler felsefeye katılır. Yerli olan hammaddedir, yerli olanla üretilen felsefe ise bütüncül ve kapsayıcı olma niteliği taşır.