44. Yöneylem Araştırması ve Endüstri Mühendisliği (YA/EM 2025) Ulusal Kongresi, Ankara, Türkiye, 25 - 27 Haziran 2025, ss.242, (Özet Bildiri)
Otoimmün
hastalıklar, bağışıklık sisteminin sağlıklı vücut hücrelerini yabancı olarak
algılayıp onlara saldırmasıyla ortaya çıkan rahatsızlıklardır. Bağışıklık
sisteminin bu yanıtı, iltihaplanma ve doku hasarına yol açarak birçok organı
etkileyebilir. Otoimmün hastalıklardan biri olan Romatoid Artrit (RA), özellikle
eklemleri etkileyen, kronik seyirli ve ilerleyici bir hastalıktır. RA’nın erken
tanısı, hastalığın kontrol altına alınması ve kalıcı eklem hasarının önlenmesi açısından
kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, RA hastaları ile sağlıklı bireyler
arasındaki genetik farklılıklardan yola çıkılarak, bireylerin RA riski taşıyıp taşımadığını
tahmin etmeye yönelik bir makine ögrenmesi süreç akışı geliştirilmiştir. Çalışmada
yalnızca RA hastalarına ve sağlıklı bireylere ait sinoviyal doku örnekleri kullanılmıştır.
Toplamda sekiz farklı çalışmadan elde edilen veriler bir araya getirilerek RA
ve kontrol gruplarına ait 195 bireyden oluşan bir ¨örneklem oluşturulmuştur. Bu
¨örnekleme ait gen ekspresyonu verileri üzerinde ¨önce filtreleme ve ön işleme işlemleri
gerçekleştirilmiştir. Farklı laboratuvarlardan ve platformlardan kaynaklanan
gruplar arası teknik farklılıkları ortadan kaldırmak için normalizasyon
teknikleri uygulanarak veri seti türdeş bir hale getirilmiştir. İstatistiksel
olarak anlamlı bulunan biyolojik yolaklara karşılık gelen genler kullanılarak, örnekler
arasındaki genetik benzerlikleri yansıtan çekirdek (kernel) matrisleri oluşturulmuş
ve bu matrisler çok katmanlı bir yapay sinir ağı modeline girdi olarak aktarılmıştır.
Bu yapı üzerinden gerçekleştirilen sınıflandırma sonucunda, modelin umut
vadeden bir performans ortaya koyduğu görülmüştür. Çalışma kapsamında elde
edilen bulgular, biyolojik yolak temelli gen ekspresyonu verilerinin analiziyle
RA gibi karmaşık hastalıkların tanısına yönelik etkili sonuçlar elde edilebileceğini
göstermekte; bu yönüyle gelecekteki çalışmalara ışık tutma potansiyeli taşımaktadır.