Yazınsal Çeviri Değerlendirmesinde Yorumbilgisi Temelli Bütünleşik bir Yöntem Önerisi


Özcan L., Peker Dağlı S.

RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, cilt.1, sa.49, ss.15-39, 2025 (Hakemli Dergi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 1 Sayı: 49
  • Basım Tarihi: 2025
  • Doi Numarası: 10.5281/zenodo.17568618
  • Dergi Adı: RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), MLA - Modern Language Association Database
  • Sayfa Sayıları: ss.15-39
  • Yıldız Teknik Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Yazınsal çeviri değerlendirmesi, yalnızca erek metnin kaynak metinle kurduğu işlevsel ve anlamsal eşdeğerlik ilişkilerini değil, aynı zamanda metnin estetik bütünlüğünün, çokanlamlı yapısının ve söylemsel örüntülerinin erek dilde yeniden üretimini de odağına alan çok katmanlı bir yorumlama alanıdır. Alandaki güncel araştırmalar incelendiğinde, yazınsal çeviri değerlendirmesinin çoğunlukla nitel ve betimsel ölçütlere dayalı manuel analizlerle ya da sınırlı dilsel parametrelerle çalışan otomatik sistemler aracılığıyla yürütüldüğü görülmektedir. Mevcut otomatik, hibrit ve yapay zekâ destekli modellerin büyük ölçüde makine çevirisi çıktılarının değerlendirilmesine veya teknik metinlerdeki anlam aktarımına odaklandığı; buna karşılık yazınsal metinlerin biçimsel ve anlamsal karmaşıklığını yeterince kapsayamadığı yönünde bir görüş birliği bulunmaktadır. Bu durum, yazınsal çevirilerin bağlamsal, kültürel ve poetik boyutlarını da dikkate alabilen, hem insan uzmanlığını hem de nicel veri analizi olanaklarını içeren yeni araç ve yaklaşımlara olan ihtiyacı ortaya koymaktadır. Bu çalışma, çeviri değerlendirmesini yalnızca kalite denetimi olarak değil, aynı zamanda erek metindeki anlam üretim süreçlerini görünür kılan yorumlayıcı bir edim olarak ele almakta ve Antoine Berman’ın yorumbilgisel ve üretici çeviri eleştirisi yaklaşımını, leksikometri, retorik yapı kuramı, sistemik işlevsel dilbilim temelli yaklaşımlarla bütünleştirmektedir.  Çalışma kapsamında yazınsal çeviri değerlendirme süreçlerini estetik ve kültürel bileşenleriyle birlikte ele alan, nitel ve nicel veri kaynaklarını harmanlayan, insan-makine etkileşimine dayalı bir model üretilmiş ve modelin üretilmesinde bütünleşik bir yöntem izlenmiştir. 

Literary translation assessment constitutes a multilayered interpretive endeavour that extends beyond examining functional and semantic equivalence between the source and target texts. It seeks to evaluate how effectively the aesthetic integrity, polysemous texture, and discursive architecture of the source text are reconstituted in the target language. A critical review of current research reveals that literary translations are predominantly evaluated through qualitative and descriptive methods employed by human experts or via automated tools operating on surface-level linguistic parameters. Existing automatic, hybrid, and AI-assisted models largely target quality assessment in machine translation or technical texts, and thus fall short of capturing the formal and semantic intricacies of literary discourse. This gap highlights the need for integrated models that combine human interpretive competence with computational approaches capable of addressing the contextual, cultural, and poetic dimensions of literature. This study reframes translation evaluation not merely as a quality assessment mechanism, but as a critical interpretive act that renders visible the processes of meaning-making in the target text. Anchored in Antoine Berman’s hermeneutic and productive approach to translation criticism, the method incorporates lexicometric analysis, rhetorical structure theory, systemic functional linguistics, and approaches focusing on translation strategies and translator decisions as complementary analytical frameworks. Within the scope of this study, a comprehensive model has been devised which encompasses literary translation evaluation processes in conjunction with their aesthetic and cultural dimensions, synthesizes qualitative and quantitative data sources, and is founded upon human–machine interaction, employing an integrated methodological framework in its design.