S. H. Bolay'ın "Osmanlılarda Düşünce Hayatı" İsimli Eserinin "Felsefenin Karşılığı" Kavramı Açısından Analizi.


Creative Commons License

Tozlu N., Taşdelen V.

Çağdaş Türk Düşüncesinin İnşası Yolunda Prof Dr Süleyman Hayri Bolay Armağanı, Recep Kılıç, Editör, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, Ankara, ss.17-22, 2015

  • Basım Tarihi: 2015
  • Yayınevi: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.17-22
  • Editörler: Recep Kılıç, Editör

Özet

Süleyman Hayri Bolay, günümüzün önde gelen felsefecilerindendir. Onun özgün yanlarından biri, Batı felsefesine olduğu kadar, İslam felsefesine, Osmanlı ve Çağdaş Türk düşüncesine de verdiği dererdir. Bu konuda verdiği derslerle ve yaptığı çalışmalarla özgün bir tutum ortaya koyar. Yerli felsefe tutumlarına karşı geliştirdiği duyarlığın gerekçesini şöyle açıklar: “Senelerden beri çeşitli üniversitelerde Batı felsefesi ile ilgili olarak muhtelif dersler verdim. Bu arada öğrencilerin, Aristo, Descartes, Leibniz, Kant, Hegel, Comte, Bergson gibi filozofların fikirlerini anlattıkça, “Hocam her gelen hoca bunlardan bahsediyor, bıkkınlık geldi; bize bu dersler, her gün aynı yemekleri yiyormuşuz gibi geliyor; bizim kimsemiz yok mu? Biz kimiz? Biz düşünemeyen bir millet miyiz? Bizi millet olarak Batı biliminin ve düşüncesinin ebedi bir hoparlörü mü yapmak istiyorsunuz? Büyük olsun veya olmasın biraz da bizim düşünürlerimizden bahsetseniz.” tarzında taleplerle karşılaşıyordum. Öğrencilerinin ve beklide her birimizin bir şekilde kendi içimizde yaşattığımız bu duyguların teşvikiyle, Bolay, Hacettepe Üniversitesinde, daha sonra da Gazi Üniversitesi’nde Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin felsefi birikimini yansıtacak, Klasik Osmanlı Düşüncesi, Çağdaş Türk Düşünürleri gibi dersler vermeye başlar. Daha sonra bu derslerin birikimini çeşitli makalelere dönüştürür. Osmanlılarda Düşünce Hayatı ve Felsefe’de yer alan yazı ve düşünceler, bu derslerde gelişmeye ve şekillenmeye başlar. “İskendername’deki Felsefi Fikirlerin Tahlili”, “Hermeneutik ve Osmanlı’da Tefsir”, “Kemal Paşazade’nin Tarih Anlayış”, “Garip Bir Osmanlı Düşünürü: Cebbar Kulu” başlıklı yazılar, bu derslerin ürünü olarak görülebilir. Ayrıca söz konusu kitapta yer almayan, Bolay’ın farklı başlıklarla yayımlamayı düşündüğü çağdaş Türk düşüncesine ilişkin yazdığı, Ziya Gökalp, Mehmet Akif, Yahya Kemal, Hilmi Ziya Ülken, Cemil Meriç, Ahmet İman, Hilmi Yavuz gibi yazılar da aynı duyarlığın ürünü olarak görülebilir. Bolay, felsefe ve düşüncenin canlı dokusuyla temas etmek anlamına gelen bu çalışmalarıyla, alışılmış felsefeci tipinin aksine, kendine özgün bir tutum ortaya koyar.