Ulusal Bellek ve Kurumsal Anma Söylemi: Koç Holding’in “Bırakmayız Seni” Reklam Filmi Üzerine Göstergebilimsel Bir Analiz


Günay İ. E.

İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Çalışmaları Dergisi, sa.29, ss.1-22, 2026 (Hakemli Dergi)

Özet

Bu çalışma, Koç Holding tarafından 10 Kasım 2024 tarihinde yayımlanan “Bırakmayız Seni” adlı reklam filmini göstergebilimsel analiz yöntemiyle incelemektedir. Araştırmanın amacı, reklam filminde kullanılan görsel ve anlatısal göstergelerin nasıl bir anlam dizgesi içinde yapılandırıldığını ve bu göstergeler aracılığıyla hangi söylemsel ve ideolojik çerçevenin üretildiğini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan göstergebilimsel analiz kullanılmış; çözümleme sürecinde Ferdinand de Saussure’ün gösterge modeli ile Roland Barthes’ın düz ve yan anlam ayrımı temel alınmıştır. Analiz bulguları, reklam filminin Atatürk figürünü tarihsel bir anlatı içinde konumlandırırken, Cumhuriyet değerlerini süreklilik ve kuşaklar arası aktarım söylemi üzerinden yeniden ürettiğini göstermektedir. Filmde yer alan çocuk figürleri, ulaşım ve hareketi simgeleyen tren imgesi ve kolektif mekân kullanımı, Cumhuriyet mirasının bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olarak kurgulandığını ortaya koymaktadır. Bu göstergeler aracılığıyla reklam, ulusal belleğe ilişkin bir söylem üretmekte ve kurumsal bir aktörün bu belleğin taşıyıcısı olarak konumlandırıldığını ima etmektedir. Çalışmanın önemi, ulusal belleğin anma temalı kurumsal reklamlar aracılığıyla tarihsel bir anlatı ve kuşaklar arası süreklilik söylemi içinde yeniden kurulduğunu somut göstergeler üzerinden ortaya koymasında yatmaktadır. Çalışma, anma temalı kurumsal reklamların yalnızca duygusal bir temsil sunmakla kalmayıp, aynı zamanda ideolojik bir süreklilik söylemi inşa ettiğini göstermektedir. Bu bağlamda araştırma, göstergebilimsel çözümlemenin anma temalı kurumsal reklamları çözümlemede sunduğu analitik imkânları somut bir örnek üzerinden tartışmaya açmaktadır.

This study examines the commercial film “Bırakmayız Seni” (“We Will Not Let You Go”), released by Koç Holding on November 10, 2024, in commemoration of Mustafa Kemal Atatürk, through a semiotic analysis. The aim of the research is to reveal how visual and narrative signs are structured within the advertisement and to identify the discursive and ideological framework produced through these signs. The study employs a qualitative research design and applies semiotic analysis based on Ferdinand de Saussure’s sign model and Roland Barthes’ distinction between denotative and connotative meanings. The findings indicate that the advertisement constructs Atatürk not merely as a historical figure but as a symbolic anchor for the continuity of Republican values. Visual elements such as child figures, the steam train motif, and collective spatial representations function as signifiers of intergenerational transmission and collective responsibility. Through these sign systems, the commercial produces a discourse of continuity in which the Republican legacy is represented as a shared and enduring social obligation, while simultaneously positioning a corporate actor as a legitimate carrier of national memory. The significance of this study lies in its demonstration, through concrete semiotic indicators, of how national memory is reconstructed within a historical narrative and a discourse of intergenerational continuity through commemorative corporate advertising. The study shows that commemorative corporate advertisements do not merely offer an emotional representation but also construct a discourse of ideological continuity. In this context, the research discusses the analytical possibilities offered by semiotic analysis for examining commemorative corporate advertising through a concrete case study.