Edebiyat ve İktidar: Güzel'in İktidarına Doğru


Creative Commons License

Taşdelen V.

Hece, ss.93-104, 2013 (Hakemsiz Dergi)

  • Basım Tarihi: 2013
  • Dergi Adı: Hece
  • Sayfa Sayıları: ss.93-104

Özet

 

Platon ve Aristoteles, eğitimi, yasaların anlaşılması ve düzenin sağlanması açısından gerekli görmüş, vatandaşı da yasayı ve toplumsal düzeni özümsemiş biri olarak düşünmüşlerdi. Evrendeki düzenin (kozmos) toplumsal hayattaki karşılığı olan yasa, eğitimle oluşan ve eğitimle anlaşılan bir sistemdir. Toplumsal düzenin oluşmasında, siyasetin işlerlik kazanmasında, eğitim, birinci derecede etkilidir. Buna göre ancak eğitimli insanlar vatandaşlık bilincine sahip bireyler olarak erdeme uygun davranışta bulunabilirler. Bu şekilde birey, toplumla, toplumsal kurallarla bütünleşerek, bir erdem ve düzene doğru ilerler. Benzer şekilde tekhne’nin içerik alanından birini oluşturan sanat da, gerek insan eğitiminin bir parçası, gerekse insan duygularının doğrudan ifadesi olarak toplumsal düzen ve bireysel erdem açısından ele alınmıştır. Platon, sanatsal üretimin farklı türden, insan ruhu üzerinde etkiye sahip bir üretim olduğunu fark ettiğinden, onu, temelini kavranılabilir evrende (kosmos noetos) bulan, bu yönüyle “ilâhî” bir niteliğe sahip olan yasaların düzenini bozmayacak, hatta bu düzenin ideal şekilde hayata katılmasına katkı sağlayacak, yasalara aracılık edecek şekilde tasarlamıştır. Bu yaklaşıma göre, aynı şekilde, insanın sanatla olan ilişkisinin ölçütü, toplumsal düzen (yasa) ve ahlâksal değer (iyi)’dir. Bunun dışında, sanat, bir taklit olarak, kendi başına ne epistemolojik, ne de ontolojik bir öz-değere sahip olabilir. Bu anlamda, Platon, sanatın iktidarla olan ilişkisini teorik anlamda ilk hisseden kişilerden biri olmuştur.