Yapay Zeka ile Kolektif Yaratım ve Sahiplikte Araç ya da İşbirlikçi Olarak Dönüşen Roller


Gök S., Gülaçtı İ. E.

International JOURNAL OF SOCIAL, HUMANITIES AND ADMINISTRATIVE SCIENCES, cilt.11, sa.5, ss.458-469, 2025 (Hakemli Dergi)

Özet

Dijital çağda yapay zekânın (YZ) sanatsal üretim süreçlerine dahil olması, sanatçı–araç ilişkisinde köklü bir dönüşüm yaratmaktadır. Geleneksel olarak araçlar, sanatçının bilinçli yönlendirmesiyle işlev kazanırken, Generative Adversarial Networks (GAN) ve derin öğrenme temelli sistemler, öngörülemezlik ve rastlantısallık öğeleriyle üretim sürecinde aktif rol üstlenmektedir. Bu makale, YZ’nin sanat üretiminde araçsallıktan işbirlikçiliğe evrilen konumunu, yaratıcılığın taklidi, bilinç, kontrol ve sahiplik gibi kavramlar üzerinden tartışmaktadır. Felsefi çerçevede Descartes’ın bilinç anlayışı, Heidegger’in “aletin görünmezliği” temel alınarak, YZ’nin insan merkezli yaratıcılık anlayışıyla kurduğu ilişki sorgulanmaktadır. Refik Anadol, Mario Klingemann, Anna Ridler ve Ahmed Elgammal gibi sanatçıların çalışmaları, YZ’nin hem araç hem de yaratıcı ortak olarak nasıl konumlandığını örneklemektedir. Çalışma, nitel bir yöntemle vaka analizleri ve literatür taraması üzerinden yürütülmüş, içerik ve karşılaştırmalı analiz teknikleri kullanılmıştır. Sonuç olarak YZ, sanatçının yönlendirici rolünü korurken, öngörülemez katkılarla simbiyotik bir ortaklık ilişkisi kurmakta; bu durum ise sanatta yaratıcılık, kolektiflik ve estetik değerlerin yeniden tanımlanmasını gerekli kılmaktadır.