A MODERN MINING SETTLEMENT IN EARLY REPUBLICAN TURKEY: CÜREK


Kaya G., Baykan A.

İstanbul International Modern Scientific Research Congress-III, İstanbul, Turkey, 6 - 08 May 2022, pp.148-149

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.148-149
  • Yıldız Technical University Affiliated: Yes

Abstract

After the proclamation of the republic in 1923, western social structures were adopted that
governed various aspects of social and spatial life in Turkey. The economic policies of
nineteen thirties, along with policies regarding urbanization and public works carried out by the state during the following decades contributed to the social and spatial change of the country. Economic growth was regarded as a tool in turning Turkey into a modern state. In this context, Divriği Iron Mines Operation set up in 1938 contributed substantially to the urban life and modernization of the town of Divriği, whose population was until that time predominantly composed of peasantry. In Cürek, where mining took place, a new settlement was established for the workers and civil servants who worked for the Divriği Iron Mines Operation. Built on new, modern, and western patterns of everyday lives, the structures that governed the new settlement transformed people’s daily routines within social and cultural domains, in addition to economic ones. This study, based on the example of the Cürek Settlement, aims to highlight how state policies, investments, and regulations over patterns of macro structures and the microstructures of everyday lives were becoming interconnected in modernist perspectives of the era. Based on ethnographic survey of historical documents, interviews of employees and the local population, we aim to present how in particular this settlement had an effect over the lives in the region and how it could be seen as an example of similar projects in Turkey in general until the 1980s, the time at which many of the settlement were abandoned and evacuated.

1923'te cumhuriyetin ilanından sonra, Türkiye'de sosyal ve mekansal hayatın çeşitli yönlerine hakim olan batılı sosyal yapılar benimsendi. 1930'lu yılların ekonomi politikaları, takip eden on yıllar boyunca devlet tarafından yürütülen kentleşme ve bayındırlık politikaları ile birlikte ülkenin sosyal ve mekânsal değişimine katkıda bulunmuştur. Ekonomik büyüme, Türkiye'yi modern bir devlet haline getirmenin bir aracı olarak görülüyordu. Bu kapsamda, 1938 yılında kurulan Divriği Demir Madenleri İşletmesi, o zamana kadar nüfusu ağırlıklı olarak köylülerden oluşan Divriği’nin kent yaşamına ve modernleşmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Madenciliğin yapıldığı Cürek’te, Divriği Demir Madenleri İşletmesi için çalışan işçi ve memurlar için yeni bir yerleşke kuruldu. Gündelik hayatın yeni, modern ve batılı kalıpları üzerine inşa edilen, yeni yerleşkeye hakim olan yapılar, ekonomik olduğu kadar sosyal ve kültürel alanlarda da insanların günlük rutinlerini değişime uğrattı. Cürek Yerleşkesi örneğinden yola çıkılarak yapılan bu çalışma, gündelik hayatın makro ve mikro yapı kalıpları üzerine gerçekleştirilen devlet politikalarının, yatırımlarının ve düzenlemelerinin nasıl birbiriyle bağlantılı olduğunu dönemin modernist bakış açısıyla aydınlatmayı amaçlamaktadır.
Tarihi belgelerin etnografik yöntemle incelenmesine, çalışanlarla ve yerel halkla yapılan
görüşmelere dayanarak, özellikle bu yerleşkenin bölgedeki yaşamları nasıl etkilediğini, ve yerleşkenin çoğunun terkedildiği ve boşaltıldığı 1980’li yıllara kadar Türkiye genelinde
benzer projelerin nasıl bir örneği olarak görülebileceğini ele almayı amaçlıyoruz.