Kierkegaard Psikolojisi: Kaygı


Creative Commons License

Taşdelen V.

Özne, ss.65-74, 2016 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Basım Tarihi: 2016
  • Dergi Adı: Özne
  • Sayfa Sayıları: ss.65-74

Özet

Kaufmann, Zihnin Keşfi (Discovering the Mind) adlı eserinde, Kierkegaard‟un psikologluğuna değinir ve Kierkegaard üzerine hızla büyüyen incelemelerde, onun ruhbilimsel yönünün ele alınmamış olmasını üzüntüyle karşılar (Kaufmann, 2002: 18). Kendi yazılarında eşsiz bir psikoloğun konuştuğunu söyleyen Nietzsche, “benden önceki filozoflar arasında psikolog olan biri var mıydı hiç?” diye sorarken (Nietzsche, 1983: 65-148) Kierkegaard‟un bu konudaki öneminden habersizdi büyük olasılıkla. Eğer Kierkegaard‟u tanısaydı, onun Ya / Ya da, Kaygı Kavramı, Korku ve Titreme, Ölümcül Hastalık’ta ortaya koyduğu psikolojik çözümleme ve derin gözlem gücü bile, bu soruya olumlu cevap vermesine yeterdi. Kierkegaard‟un bu eserlerde ele aldığı konular, öne çıkardığı kavram ve görüşler, psikolojik içeriklidir. Korku ve Titreme‟de “korku”yu, Ölümcül Hastalık’ta “umutsuzluk”u, Kaygı Kavramı‟nda “kaygı”yı, Yaşadığımız Çağ başta olmak üzere diğer bazı eserlerinde “tutku”yu irdelerken, Ya / Ya da’da, estetik ve etik varoluş biçimine ilişkin derin gözlem ve çözümlemelerde bulunur. Korku ve Titreme‟de “korku”, bireyin kendi öznelliği ve dinsel deneyimi çerçevesinde birey ve Tanrı ilişkisinde ortaya çıkar; Ölümcül Hastalık‟taki “umutsuzluk”, benliğin sonsuzla ilişkisinin kesilmesi ve sonlu içinde daralması durumunda kendini gösterir. Kaygı Kavramı‟nda kaygı, insanın yeryüzündeki varoluşuna ilişkin bir öznitelik durumundadır. Bu eserlerde insanın en yalına ve kendi benliğini oluşturan temel unsurlara indirgenerek açıklanması, denilebilirse bir tür Dasein analitik durumu söz konusudur.