Tarih Okulu Dergisi, cilt.19, sa.81, ss.2100-2119, 2026 (TRDizin)
Bu çalışma, kuşaklar arası müzikal hafızanın oluşumunda ailenin belirleyici rolünü Türk Halk Müziği (THM) bağlamında incelemektedir. Bireyin müzikal kimliğinin ve ses davranışlarının erken yaşlarda şekillendiği kabulünden hareketle, araştırmada aile; kültürel, duygusal ve işitsel birincil sosyalizasyon alanı olarak ele alınmıştır. Nitel araştırma yöntemi doğrultusunda literatür taraması ve belge incelemesi teknikleri kullanılmış; aile sosyolojisi, müzik psikolojisi, sözlü kültür ve THM icrası üzerine yapılan çalışmalar sistematik biçimde değerlendirilmiştir. Bulgular, erken dönem işitsel maruziyetin bireyin müzikal hafızasının temelini oluşturduğunu; yöresel ağız, artikülasyon, tavır ve repertuvar ediniminin büyük ölçüde aile içi etkileşim yoluyla gerçekleştiğini göstermektedir. Özellikle bozlak, hoyrat, uzun hava ve Harput müziği gibi bölgesel icra geleneklerinde, aile üyelerinin çocuk için doğal birer “ilk usta” işlevi gördüğü ve usta–çırak benzeri bir aktarım modelinin kendiliğinden oluştuğu görülmektedir. Ayrıca ailede duyulan türkülerin, duygusal bağlamlarla birleşerek kolektif bir müzikal hafıza oluşturduğu; bu hafızanın bireyin yetişkinlikteki icra karakterini ve ses kimliğini belirgin biçimde etkilediği ortaya konmuştur. Sonuç olarak çalışma, aileyi THM icra geleneğinin sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir kültürel taşıyıcı ve müzikal kimliğin oluştuğu temel yapı olarak konumlandırmaktadır.