SABİHA SERTEL’İN 1919 YILI BÜYÜK MECMUA YAZILARINDA KADIN KİMLİĞİNİN KAMUSAL İNŞASI VE GAZETECİLİK PRATİĞİ


Günay İ. E.

18. ULUSLARARASI "BAŞKENT" SOSYAL, BEŞERİ, İDARİ VE EĞİTİM BİLİMLERİ KONGRESİ, Ankara, Türkiye, 12 - 14 Temmuz 2026, ss.934-950, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Doi Numarası: 10.30546/19023.978-9952-610-70-5.2026.100.1130.
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.934-950
  • Yıldız Teknik Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışma, Mütareke döneminde "kadın meselesini", toplumsal cinsiyet kimliklerinin ve yurttaşlık anlayışlarının söylemsel düzeyde yeniden müzakere edildiği tarihsel bir inşa alanı olarak ele almaktadır. Mütareke döneminin yarattığı siyasal ve toplumsal dönüşüm atmosferi, kadınlık, yurttaşlık ve modernleşme tartışmalarını kamusal gündemin temel unsurlarından biri hâline getirmiş; bu süreç gazeteciliği söz konusu dönüşümün başlıca söylemsel araçlarından biri konumuna taşımıştır. Araştırmanın odağını, Sabiha Sertel’in 1919 yılında Büyük Mecmua’da yayımlanan "Kadınlığa Dair" başlıklı on makalesi oluşturmaktadır. Çalışma, Sertel’in gazeteciliğini kadın öznelliğinin, kamusal yurttaşlık anlayışının ve modern kadınlık idealinin gazetecilik söylemi aracılığıyla üretildiği normatif ve pedagojik bir kamusal pratik olarak kavramsallaştırmaktadır. Nitel söylem çözümlemesine dayanan inceleme, Sertel’in metinlerinin yalnızca kadınların eğitim, çalışma yaşamı ve siyasal temsil gibi hak taleplerini görünür kılmadığını; aynı zamanda bu taleplerin hangi toplumsal, ahlaki ve siyasal koşullar altında meşru kabul edileceğini tanımlayan bir çerçeve kurduğunu göstermektedir. Analiz bulgularına göre Sertel’in temel talepleri; kadınların yükseköğrenim hakkı, çalışma yaşamına katılımı ve ekonomik bağımsızlığı, cemiyetler aracılığıyla toplumsal dayanışma ve yardım faaliyetlerinde örgütlenmesi ile nihayet seçme ve seçilme hakkını kapsayan siyasal temsil taleplerinden oluşmaktadır. Bununla birlikte bu talepler, bireysel özgürlükler ekseninde mutlak haklar olarak değil; eğitimli annelik, üretken yurttaşlık, toplumsal sorumluluk, ahlaki olgunluk ve ulusal kalkınmaya katkı gibi yükümlülüklerle ilişkilendirilerek gerekçelendirilmektedir. Bulgular, kadın kimliğinin ahlaki, pedagojik, ekonomik ve siyasal olmak üzere dört birbirini tamamlayan eksende aşamalı biçimde yeniden kurgulandığını; kadınların kamusal alandaki meşruiyetinin de bu çerçeve içerisinde inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede çalışma, erken dönem Türk kadın hareketini yalnızca kadın haklarının tarihsel gelişimi üzerinden değil, bu hakların gazetecilik söylemi içerisinde nasıl anlamlandırıldığı, hangi retorik stratejiler aracılığıyla meşrulaştırıldığı ve nasıl bir kamusal yurttaşlık modeliyle ilişkilendirildiği perspektifinden incelemektedir. Böylece Sabiha Sertel’in gazeteciliği, kadınların hangi haklara sahip olması gerektiğini açıklayan bir söylemin ötesinde; bu hakların hangi toplumsal değerler, yurttaşlık sorumlulukları ve kamusal normlar çerçevesinde talep edilmesi gerektiğini öğreten bir kamusal pedagoji olarak değerlendirilmektedir. Bu yönüyle çalışma, kadın haklarının hangi söylem stratejileriyle meşrulaştırıldığını ve gazeteciliğin bu süreçte nasıl kurucu bir rol üstlendiğini ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: Sabiha Sertel, Büyük Mecmua, Kadın Kimliği, Gazetecilik Pratiği.

This study examines the "woman question" during the Armistice period as a historical site in which gender identities and conceptions of citizenship were discursively renegotiated. The profound political and social transformations of the Armistice era brought debates on womanhood, citizenship, and modernization to the forefront of the public agenda, positioning journalism as one of the principaldiscursive arenas within which these transformations were articulated and contested. The study  focuses on ten articles published under the title Kadınlığa Dair (On Womanhood) by Sabiha Sertel in Büyük Mecmua in 1919. It conceptualizes Sertel's journalism as a normative and pedagogical public practice that served to construct female subjectivity, public citizenship, and the ideal of modern womanhood. Drawing on qualitative discourse analysis, the study demonstrates that Sertel's writings not only articulated demands for women's rights—including access to higher education, participation in the labormarket, economic independence, civic engagement through voluntary associations, and ultimately  political representation through voting and electoral rights—but also established the conditions under which these demands could acquire public legitimacy. The findings reveal that these demands were not presented as unconditional individual rights. Rather, they were justified by expectations associated with educated motherhood, productive citizenship, social responsibility, moral maturity, and contributions to national development. Accordingly, female identity was reconstructed through four interconnected dimensions—moral, pedagogical, economic, and political—within which women's legitimacy as public actors was progressively established. From this perspective, the study approaches the early Turkish women's movement not simply through the historical development of women's rights, but through an examination of how these rights were discursively framed, legitimized, and connected to a particular model of citizenship within journalistic discourse. Sertel's journalism is therefore interpreted as a form of public pedagogy that went beyond advocating women's rights by teaching the conditions under which such rights should be claimed in accordance with broader social values, civic responsibilities, and public norms. In doing so, the study demonstrates how women's rights were legitimized by means of specific discursive strategies and highlights the constitutive role of journalism in shaping gendered citizenship and public legitimacy during the Armistice period.

Keywords: Sabiha Sertel, Büyük Mecmua, Female Identity, Journalistic Practice.