The First Horse Racing Experiences in the Ottoman Empire: Horse Breeders and Bookmarkers of Buca


Torun O., Dinçer F.

Turkish Studies - Social Sciences, vol.15, no.2, pp.415-426, 2020 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 15 Issue: 2
  • Publication Date: 2020
  • Doi Number: 10.29228/turkishstudies.40061
  • Title of Journal : Turkish Studies - Social Sciences
  • Page Numbers: pp.415-426

Abstract


 The first modern horse racing meeting in Ottoman Empire dates back to 1856. This meeting held in Buca (İzmir) was organised by the Levantine entrepreneurs living in the neighborhood to celebrate the beginning of the construction of İzmir-Aydın Railway. The local people of İzmir showed much interest in this organization since its beginning. Until 1880s, only foreigners and non-muslim subjects of the empire could attend in the organization as breeders and jockeys. However during the last quarter of the 19th century, the muslims also began to register their horses in the courses. The reason why these meetings took root in Buca is the geographic and commercial aspects of İzmir where Ottoman and European cultures meet for centuries. Modern horse racing was one of the socio-cultural values that Levantine people and foreign merchants brought in daily life of İzmir. The Ottoman Sultans Abdülmecid and Abdülaziz paid much attention to the races when they visited the city and both of them tried to facilitate the entegration of muslim subjects into the organization. These first races held in Buca have important effects on the beginning of horse races in Kağıthane (İstanbul) and the establishment of the Ottoman Jockey Club. Today’s races in İzmir is the continuation of this periodical organization started in the mid 19th century. On the other hand, İzmir is one of the oldest horse breeding cities of Turkey thanks to this initiative dating to 1856. This research aims to reveal the circumstances in which this centenary sportive, cultural and entertaning organization took root in Buca by the Levantines and foreign people living around. The paper is a part of a dissertation named “The Ethnographic History of Horse Racing in Turkey” which continues in the Department of Atatürk Principles and History of Revolution in Yıldız Technical University and is fed by the documents from The Jockey Club of Turkey Archive and some other related databases. 

Osmanlı İmparatorluğu topraklarında, bilinen Batılı anlamda ilk düzenli at yarışları 1856 yılında Buca’da koşulmuştur. İzmir-Aydın Demiryolu inşaatının başladığı sene, bu vesileyle koşulan ilk yarışlar, ticari faaliyetler yürütmek amacıyla bölgeye gelen Avrupalılar tarafından düzenlenmiş, İzmir ve çevresinin yerel halkı ise başlangıçta yılda bir kez düzenlenen fakat takip eden yıllarda sayısı artan bu etkinliğe büyük ilgi göstermiştir. Yüzyılın son çeyreğine kadar yabancıların ve imparatorluğun gayrimüslim tebaasının at sahibi ve jokey olarak katılabildikleri etkinliğe Müslüman tebaa yalnızca izleyici olarak alınmış, 1880’ler itibariyle onlar da atlarını koşturmaya başlamıştır. At yarışlarının Buca’da başlamasının nedeni, İzmir’in imparatorluğun Batı dünyasına açılan önemli bir kültür ve ticaret kenti olmasına dayanır. Burada yaşayan Levantenlerin ve yabancı yatırımcıların, kent yaşamına kazandırdıkları sosyal-kültürel faaliyetlerden biri olan at yarışları, kentin ve çevre yerleşimlerin ahalisi için yenilikçi ve ilgi çekici bir etkinlik olarak kabul görmüş, Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz kente yaptıkları ziyaretlerde at yarışlarıyla yakından ilgilenerek Müslüman tebaanın da katılımını teşvik edici girişimlerde bulunmuşlardır. 19. yüzyılda Buca’da başlayan yarışlar, padişahlardan da gördüğü ilgiyle, İstanbul Kağıthane’de düzenlenen yarışlara ve Dersaadet Jokey Kulübü-Cemiyet-i Sipahiye’nin kuruluşuna doğrudan etki etmiştir. Günümüzde, Buca’daki Şirinyer Hipodromu’nda koşulan at yarışları, yaklaşık bir buçuk asır önce başlayan bu periyodik etkinliğin devamı olup, İzmir’in ülkenin en eski ve köklü atçılık kentlerinden biri olma özelliğini yaşatmaktadır. Bu çalışma, imparatorluk çatısı altında yaşayan Batılıların ve Levantenlerin Tanzimat ve Islahat Fermanlarıyla elde ettikleri ayrıcalıklar vesilesiyle ilk tohumlarını attıkları bir yüzyılı aşkın sportif, kültürel ve eğlence odaklı etkinliğin hangi koşullar altında ortaya çıktığını araştırmayı hedeflemektedir. Çalışma, araştırmacının YTÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü’nde Türkiye’de At Yarışlarının Etnografik Tarihi başlıklı doktora tez çalışması kapsamında, Türkiye Jokey Kulübü arşivinde, ilgili kurum arşivlerinde ve süreli yayın veritabanlarında yapılan arşiv taramalarında ulaşılan bilgi-belgeyle desteklenmiştir.