Yenileyicilik – Pek İyi Ama Nasıl?


Darçın P.

XXI Mimarlık, Tasarım ve Mekan, cilt.1, ss.1, 2018 (Hakemsiz Dergi)

  • Cilt numarası: 1
  • Basım Tarihi: 2018
  • Dergi Adı: XXI Mimarlık, Tasarım ve Mekan
  • Sayfa Sayıları: ss.1

Özet

İnsanın doğayla ilişkisi bakımından en etkili eylemlerinden biri olan mimarlık pratiğinin, başka bir anlatımla yapma çevrenin üretilmesi, kullanılması ve sonrasında bir atığa ya da başka bir çevreye dönüştürülmesinin doğa üzerindeki etkisi geçmişte nasıldı, şu an neye göre kurgulanıyor, gelecekte hangi yönlere evrilecek? Söz konusu ilişki nasıl değerlendirilebilir? Bu soruların yanıtları konunun hangi düşünce sistemlerince ele alındığına bağlı. Ekolojik, ekonomik, toplumsal vb. birçok aktörü olan bu karmaşık ve çok yönlü ilişkide, çoğunlukla bir kavram ve tanım karmaşası nedeniyle, bazı karşıtlıkların ve zaman zaman çatışmaların ortaya çıktığını ya da yaklaşımların birbirine zıt yönlerde farklılaştığını görüyoruz. Bir süredir gittikçe popülerleşmiş, LEED ve BREEAM gibi değerlendirme yordamlarıyla silahlanmış, ABD gibi bazı ülkelerde mimarlık pratiğinin olmazsa olmazı durumuna getirilmiş, “yeşil, ekolojik vb.” sözcüklerle de anlatılan “çevre dostu” iddiasındaki yapma çevre olgusu hususunda son yıllarda bazı çatlak seslerin çıkması ve gittikçe yükselmesi, bu durumun bir örneği. Ayşen Ciravoğlu’nun bu köşenin ilk yazısında dediği gibi, katil belki de gerçekten uşak.