Türk Resimde Teknolojinin Kullanımıyla Alıntılamaya Bağlı Yeniden Üretim


Kaplanoğlu L. , Güngör A., Güngör S.

17. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi, İstanbul, Türkiye, 30 Ekim - 01 Kasım 2019, ss.155-256

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.155-256

Özet

Sanat eserleri içinde bulunduğu dönemin koşullarını düşünce yapısını ve teknolojisini yansıtmak-

tadır. Türk resim sanatı kendi geleneksel köklerine bağlı olarak gelişmiştir. Resim sanatımızın çıkış


noktası minyatürler 18. yüzyılda toplumun sosyal ve kültürel yaşamından sahneleri gerçekçi bir an-

latımla yansıttığı için belge niteliğindedir. Bu dönemin sonunda Türk minyatürü yerini Batılı sanat


anlayışını tak(ip)lit etmeye bırakmıştır. Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar ressamlar saray tara-

fından desteklenmiş yağlıboya tekniğini ‘primitif’ olarak kullanmış çoğunlukla bilimsel olayları, seya-

hatnameleri, dinsel biyografileri, dönemin sosyal yaşamını, saray hayatını, ordu seferlerini, padişahı


ve törenlerini görüntüsüne yoğunlaşmışlardır. 3. Endüstri Devrimi’yle sanat ve teknoloji işbirliğine da-

yalı çalışmalar 1960’lardan günümüze Batılı sanatçılarla ilişkili olan Türk sanatçıların çalışmalarda


da etkili olmuştur. Günümüzde sanatın teknolojiyle kurmuş olduğu ilişki sanatçılara farklı bir ilham

kaynağı sunmuştur. İzleyicininde sanat eseriyle farklı deneyimler yaşamasını sağlamıştır. Sanatçılar

geleneksel sanat araç gereçleri (boya, fırça, kalem, kağıt vb.) yerine bilgisayar, fotoğraf, dijital baskı

makinaları, video ve ses kaydı gibi araçlar kullanmışlar, kullanılan yeni teknikler ile bilindik imgelerin


yerine yeni anlamlar üreten çalışmalar yapmışlardır. Teknolojiyi kullanan sanatçılar geçmiş ve günü-

müzün bir araya getirilmesi farklı yöntem ve tekniklerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Bu bağlam-

da teknolojinin sağladığı imkanlarla sanatçının kendisini daha özgür ifade ettiği gözlemlenmektedir.


Teknoloji, değişen paradigmalar ekseninde Türk sanatçıları ilham aldıkları eserleri kendi yapıt-

larında gönderme yapan imgeler yoluyla bağlantı kurmakta izler taşımaktadır. Sanatçıların yaşadığı


dönemin koşullarını ve duygularını yeniden yorumlamaktadırlar. Her dönemde değişen bakış açı-

ları sanat, sanat eseri, sanatçı kavramlarının sabit tanımı olmadan sürekli güncellenmesini gerekli


kılmıştır. Sanatçı yeniden üretim çağında biricik özgün bir eser üretmek yerine çoğulcu eklektik bir


yapıda eser sunmaktadır. Günümüzde yapıt kendi zaman-mekan ve gerçeklik bağlamından kopara-

rak ironi parodi ve alaysılama içine çekilerek gerçeklik algımızı kaygan bir zeminde yapılandırmaya


başlamaktadır. Eski yöntem ve tekniklerle üretilen sanat eserlerinin (minyatür, resim) teknolojinin

olanaklarını kullanarak yeniden üretilmesi ve Türk sanatındaki değişim bu araştırmanın konusunu

oluşturmaktadır. Bu araştırma ile teknolojik olanaklarla kendine mal etme hususunun Canan Şenol

ve Özlem Şimşek’in çalışmaları üzerinden biçim ve içerik analizi yöntemi kullanılarak açıklanması

hedeflenmektedir. Bu sanatçılar alıntılama yaparken eseri öncelikle plastik düzleme dönüştürmüşler


ve kendi tekniğine/yöntemine (yapıtı kendi düşsel ve zihinsel süzgeçinden geçirerek) göre yeni anlam-

sal dönüşüm, yan anlamlar ve değerlerle izleyiciye sunmaktadırlar. Şimşek Osmanlı Modernleşmesini


kadın figürü (Haremde Goethe) anlatmakta, Canan Türk minyatürünün ötekileştirilmesini ve unu-

tulmuş olan kültürü yeniden hatırlatmaktadır. Yeniden üretim ile alıntılama yapılan eserde verilen


mesajı tersine çevirerek yeniden kodlama ve okuma yapmaktadırlar. Sanatçılar kopyanın kopyasını


üretmeyi amaçlamış gerçeği yeniden üreterek özgün yapıtla yeniden üretim arasındaki farkı sorgula-

mıştır. Geleneksel yöntemlerle yapılmış olan sanat eserleri Batıya atfedilen teknolojinin kullanımıyla


Doğu ve Batı arasında farklı kültürel yaklaşımlar köprü oluşturmuştur. Bu çalışmayla da adı geçen

sanatçıların yapıtları günümüz Türk sanatının teknolojiyle ilintisini somutlaştıracak ve sanatçıların

yapıtları üzerinden yorumlanacaktır.

Araştırmada literatür taraması yapılmıştır. Geleneksel yöntem tekniklerle üretilen Levni ve Halife


Abdülmecid’in çalışmaları teknolojinin olanakları kullanılarak yeniden üretilmesi ve Türk sanatındaki değişim araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Özlem Şimşek ve Canan Şenol’un çalışmaları,

Türk geleneksel sanatlarını teknolojiyi kullanarak yeniden üreten sanatçılar olduğu için seçilmiştir.


Canan Şenol ve Özlem Şimşek Türk geleneksel sanatlarını alıntılayarak fotoğraf ve video gibi tek-

nolojik araçlarla yeniden üretmiş, kalıplaşmış sanat anlayışının dışına çıkmıştır.


Geleneksel yöntemlerle üretilmiş eserler teknolojiyle günümüze taşınmıştır.

Günümüz sanat eserleri disiplinlerarası çalışmalarla sanat üretimine yön vermektedir.

Teknoloji sadece araç değil sanatın yapıldığı ortamın bizzat kendisi olmuştur.

Yeniden üretim teknolojinin kullanımıyla eser çoğullaşmış sanatçı sayısal değerlerle açıklanan bir

gerçeklikle karşılaşmıştır.

Günümüzde sanat; sanat çalışmaları için sadece tek bir estetik alan tarif etmemektedir. Sanatsal


pratiklerde sanatçılar dijital teknolojilerin (fotoğraf, video, dijital baskı gibi) olanaklarından fayda-

lanmaktadır. Türk resim sanatında yapılan minyatürlerin günümüz sanatında teknolojiyle kullanıl-

ması yeni bir bakış açısı ortaya koymaktadır. Minyatürün batı sanatı tarafından ötekileştirilmesine


tepki olarak kullanan sanatçılar, aynı zamanda, minyatürün bir kesime ait olarak atfedilmesine de

karşı olduğu görülmektedir. Türk modernleşmesi sürecinde, Doğu’ya ait olanın göz ardı edilip, batılı


medeniyetler seviyesine çıkmak uğruna bu coğrafyanın kültürünü yok sayılması minyatürlerin ye-

niden manipüle edilerek unutulmuş bir kültürün yeniden ele alınmasına neden olmuştur. Levni’nin


Feraceli Kadın çalışmasını yeniden düzenleyerek, Kusursuz Güzellik Serisi canlandıran Canan, Halife

Abdülmecid’in yaptığı Haremde Goethe adlı çalışmadan alıntılayarak Özlem Şimşek’in sürekli tekrar


eden hareketli fotografik görüntü şeklinde kurguladığı çalışmada genç bir kadını kitap okurken gös-

terilmesi aslına benzetilerek bilgisayar yardımıyla yeniden üretilen çalışmalardır. Sanat eseri ister


geleneksel yaklaşımla yapılsın, ister yeni teknolojik avantajlarla zenginleştirilsin birbirini etkileyen

ve besleyen tekniklerdir.

Günümüzün gelişmiş teknolojisi geçmişte alışık olduğumuz sanatçının eser üretirken kullandığı


tuval boyaya dokunmadan mekan gerçekliğinin dışında sanal ortamlarda ‘sanat üretilebilir duru-

muna gelmiştir. Günümüz sanatçıları, çevresinde olan biten her şeyi ve yeni referans biçimlerini de


eserlerine konu etmektedir. Baudrillard göre, günümüz çağının en önemli özelliğinin imge ve gerçek

arasındaki farkın ortadan kalkmasıyla kaygan bir zemine oturtulmuştur.


Günümüzde, postmodern bir anlatım şekli olan fotoğrafta ve videoda neyin anlatıldığı değil, na-

sıl anlatıldığı/kurgulandığı önem kazanmıştır. Bu bağlamdaki anlayış sanatçı, fotoğraf ve videoyu


daha önce yapılan, sanatçı eserlerinden esinlenerek yeniden kurgulamışlar hatta kurgulamakla kal-

mamakta, aynı zamanda nasıl kurguladığı konusunu da onu yeni bir düzlemde, daha güncel teknolo-

jiyle yeniden yorumlamaktadır. Her izleyici kendi deneyimlerine göre görüntülerden farklı bir anlam


çıkarmaktadır. Bu dönemde sanatçının ne anlatmak istediğinden çok izleyicinin yapılan çalışmadan

ne anladığı da önem kazanmaktadır.