EGE 14th INTERNATIONAL CONFERENCE ON APPLIED SCIENCES, İzmir, Türkiye, 23 - 29 Aralık 2025, ss.1616-1628, (Tam Metin Bildiri)
Görme eylemi, ışık aracılığıyla yapılabilen bir eylemdir. Işığın olduğu yerde insanlar nesneleri birbirinden ayırabilir, içinde bulunduğu mekânın özelliklerini algılayabilir, hatta hacmin neresinde olduğunu kavrayabilmektedir. Gündüzleri, güneşin sağladığı doğal aydınlatma ile görme eylemi ve buna bağlı olarak mekânın gerektirdiği fonksiyonlar bir noktaya kadar yerine getirilebilse de özellikle geceleri ve doğal aydınlatmanın yeterli olmadığı durumlarda yapay aydınlatma önem kazanmaktadır. Yapay aydınlatmanın doğru bir şekilde düzenlenmesi, hacim içinde gerçekleşecek olan işlevin de verimli bir şekilde yürütülebilmesi ile doğrudan ilgilidir. Aydınlatma tasarımını doğru bir şekilde yapmak için ise mekânın fiziksel özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Aydınlatma üzerine yapılan çalışmalarda genel olarak kare gibi düzenli formlar ya da onun boyutsal farklılaşmasıyla oluşan dikdörtgen formlarının farklı hacim büyüklükleri ile aydınlatmanın nasıl değişeceği incelenmiştir. Yaşanan teknolojik gelişmelerle günümüzde tasarlanabilecek mekânsal formların sınırlaması bulunmamakta dik açılı, eğrisel, hatta dar açılarla iç mekânlar oluşturulabilmektedir. Buna paralel olarak bu çalışma kapsamında, kareye ek olarak, temel formlardan olan üçgen ve daireden oluşturulan 3 ayrı iç mekân, aynı hacim büyüklüğü, yükseklik ve yansıtma çarpanı kullanılarak Dialux Evo programında modellenmiştir. Bu hacimlerle dolaysız, dolaylı ve dolaylı-dolaysız aydınlatma biçimleri kullanılarak oluşturulan senaryolarda 2 farklı yöntem kullanılarak aydınlık düzeyi, aydınlık dağılımının düzgünlüğü, kullanılacak aygıt sayısı ve enerji miktarı değerleri elde edilmiş ve farklı mekânsal formların bu aydınlatma parametrelerini nasıl etkilediği gözlemlenmiştir.